Güvenevler mahallesinde gündelik hayat (1950-1980)

Erken Cumhuriyet elitinin yerleşmeye imkân bulduğu ilk mahallelerden olan Güvenevler sakinlerini kent yaşamına yakınlıkları açısından soruşturan araştırmanın ilginç sonuçları var. “Dönemin Bahçelievleri ile Çankayası arasında büyük bir fark vardı. Bahçelievler, komşuluk ilişkileri daha sağlam bir komün hayatı. Çankaya ise daha gayri şahsi ve kozmopolitti. Onun için Çankaya tercihimiz vardı.”

Devamını oku

Mahalle, mahalle dediğimiz!

Kökeni Osmanlıya kadar giden tarihçesinde mahalleler, 1948 yılında kurulan ilk semt derneğinden beri büyük şehirlerin gündemindeler. Şimdi mahalleler “kent hakkı” üzerinden yeni bir döneme geçiyor.

Devamını oku

Yermekân: Eylem, Deneyim, Temas üçlemesi 

Hacettepe Üniversitesi Heykel ve Sosyoloji Bölümü’nden mezun Ekin, Hazel ve Zeynep’in biraraya gelerek kendi uzmanlık alanlarına göre hem üretebilecekleri hem de ortak kelimelere sahip olan arkadaşlarla buluştukları bir atölye Yermekân.

Devamını oku

Ankara Postası – Kasım-Aralık 1933

Ankara Gazi Gününü Kutladı.
Gazi Hazretlerinin Sivas’tan Ankara’ya geldikleri günün yıldönümü olduğundan şehir baştan başa bayraklarla süslenmiş ve gece tenvir edilmiştir.
Halkevinin tertip ettiği müsamerede bu gelişin Ankara için olduğu kadar bütün millet ve memleket ve bütün tarih için olan büyük neticelerini sayılmıştır.

Devamını oku

İhsan Seddar Kaynar: Kim diyor ki, buralar hep köydü?

Ankara tarihi tevatürlerle dolu ve bunlar düzeltilmeden tekrar ediliyor. Mesela hep tekrar edilen “buralar hep köydü” sözü. Nasıl ortaya çıktı acaba? Oysa Ankara köy değil, tarih boyunca da hiç köy olmamış. 1892’de demiryolu geliyor, kaç tane konsolosluk var, ticaretin merkezi, kozmopolit bir yer burası. Tarih yazımında da Ankara üvey evlat muamelesi görüyor. Ankara’nın konuları sahipsiz, yeterince ilgi çekmiyor, araştırılmıyor.

Devamını oku

Funda Şenol: Mahalle kültürünün oluşmasında mekânların rolü

Mahalle sadece fiziksel bir mekân değil bir hayali cemaat aslında. Ayrancı da bu anlamda harita üzerindeki sınırlarıyla tanımlanabilecek bir lokasyon değil, başka mahallelerden, yakın mücavir alandan insanların da katkısıyla oluşan veya eski Ayrancılıların anılarıyla da berkittikleri bir kimlik olduğunu söyleyebiliriz.

Devamını oku

Ceren Bozkurt: Gazinolardan lokantalara: Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’da yeme içme kültürü

1920’lere kadar Ankara’da bir restoran kültürü yok, aşçı dükkânı kültürü var. Aşçı dükkanları çok az çeşit yemeğin olduğu, daha çok çorba üzerine olan bir nevi esnaf lokantası gibi düşünülebilir. 1920’li yıllarda Ankara’da batılı anlamda iki tane restoranla karşılaşıyoruz. Bunun birincisi “Kemal’in Lokantası”, diğeri “Abdullah Efendi Merkez Lokantası.” Bu yıllarda karşımıza çıkan Taşhan ileride Ankara’daki restorancılığın da temeli olacak.

Devamını oku