Levni Kitabevi

Tunalı Hilmi Caddesi, 1980’lerde Ayrancı’da değildi, hatta Kavaklıdere’de bile değildi. O yıllarda Tunalı’nın kendine özgü bir konumu, kendi başına bir varoluşu vardı. Şehrin kalbi Kızılay’dan Tunalı’ya taşınmıştı sanki. 1980’lerin başında bugün Ziraat Bankası’nın yer aldığı köşenin karşısında Galeri Levni yer alırdı. 1982 yılı sonbaharında, galerinin bir bölümü kitabevine çevrilerek Levni Kitabevi adıyla açıldı ve 80’lerin sonuna kadar bir döneme şahitlik yaptı.

Devamını oku

Koronavirüsle mücadele hastaneden değil, mahalleden başlamalı

“Türkiye’de birinci basamak sağlık sistemi yani aile sağlığı merkezleri ve aile hekimleri koronavirüsle mücadelede ilk başvuru noktası yapılmadan sorun çözülemez. Buraları atlayarak, hastaneleri ana merkez yaparak salgın yönetilemez. Yönetilmeye çalışılırsa şu anki gibi başarısız olur. Bu salgını evlerde, mahallelerde kontrol altına almak durumundayız.”

Devamını oku

Ayrancı’nın sineması: Çankaya

Ankara’da 1967’den 1986 yılının son aylarına kadar açık kalmış önemli sinemalardan biri Çankaya Sineması ve onun adeta bir parçası olan Kilim Pastanesi, Şili Meydanı’ndaki büyük bir apartmanın parçasıydı.

Devamını oku

Milli Egemenlik Parkı: Tarihin tanığı

Covid-19 salgının ardından özellikle kentte yaşayanlar için parklar, her zaman olduğundan daha fazla önem kazandı. Kent kimliğinin önemli bir parçası Milli Egemenlik Parkı da Ankara için hem nefes alma alanı hem de tarihsel olayların tanığı.

Devamını oku

Fuge, late, tace

Bir mahallenin çekiciliği öncelikle onun kültürel zenginliğinden kaynaklanır. Nitekim bir mahalleyi kültürel bir mekân olarak görmemizin sebebi de “mahalleli”dir. Çünkü kültürler binalar tarafından değil insanlar tarafından var edilir ve geliştirilir.

Devamını oku

Yersiz yurtsuz

Diyeceğim odur ki, bir yere kendimi koyamadım. Bahsettiğim mekânların çoğu artık yok, tanıştığım insanların bazıları kayıp, yine de onları bazen en küçük detayına kadar hatırladığıma ben de şaşırıyorum. Yaşadığım şehirlere şimdilerde gittiğimde tanıdık anıları arıyorum. Bulamayınca kendimi hep güvensiz hissediyorum. Biliyorum, her şey yerli yerinde dursa, tanıdık yerler, komşular hiç değişmese düşüncesi insanın yüreğinde duruyor.

Devamını oku

Arkası Yarın II: Bizim büyük belirsizliğimiz

Tüm mahalle sakinlerinin, ciğerlerinde ve göğüs kafeslerinde sessizce, bilmeden taşıdıkları ortak, yekpare duygunun bir parçası olarak buluyorum onu kendimde. Konuşmuyoruz ama yarım yamalak hatırladığımız eski, güçlü, derin bir yöntemle bunu paylaşıyoruz. Büyük kimsesizliği bölüşüyoruz.

Devamını oku