Koronavirüs salgını, muhtarların önemini bir kez daha ortaya çıkardı

Muhtarlar mahallenin sadece idari temsilcisi değil, mahallenin morali, vicdanı, sağduyusudur. 1932 yılında büyük önderimiz Atatürk’ün Yalova’da Meliha Manço’yu Türkiye’nin ilk muhtarı olarak atamasından bu yana 87 yıl geçti ama kadınlara verilen destek ve önem hala çok gerilerde.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Güvenevler Mahallesi Muhtarı
Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Sekreteri

26 Ekim, Türk kadınlarının köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlığa seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 87. yılı. Ülkemizde hala kadınların siyasi ve idari hayattaki yeri tartışma konusu.

Muhtarlık görevinde üçüncü dönemim. İlk seçildiğim dönemden beri ülkemizde bir muhtarlık tartışması var. Önce Avrupa Birliği sürecinde muhtarlığın kaldırılması planlanıyor diye konuşuldu. Avrupa’daki idari sistemde muhtarlık diye bir birim yok, Türkiye’de olmayacak dediler. Sonra büyükşehirlerdeki köylerin mahalleye dönüştürülmesi nedeniyle önümüze bu defa da köy muhtarı, mahalle muhtarı ayrımı geldi. Nüfus idareleri ve e-devlet sistemi güçlendikçe muhtarlar tebligat verme noktasında kaldılar. 

Son dönemde muhtarlarımızın özlük haklarında önemli iyileştirmeler oldu; maaşlar arttırıldı, sigortaları yatırılmaya başlandı. Fakat bugün geldiğimiz noktada koronavirüs salgını gösterdi ki, muhtar demek sadece tebligat demek, ikametgah belgesi demek değil. Muhtar demek mahallenin morali demek, vicdanı demek, sağduyusu demektir. Muhtarı bütün bu özelliklerinden çıkararak bir mühür, bir belge ya da bir imza olarak algılamak doğru değil.

Salgının özellikle ilk döneminde, salgın hızla yayılıp sokağa çıkma yasakları başladığında mahalledeki bütün krizi muhtarlar yönetmek durumunda kaldılar. Ev ev kimlerin neye ihtiyacı olduğunu, hangi evde kimin yalnız yaşadığını, kimin sokağa çıkamayacak durumda olduğunu bilen sadece muhtarlar oldu. Dolayısıyla salgın mahalle düzeyinde birazcık kontrol altına alınabildiyse bunda muhtarlarımızın özverisi ve emeğine teşekkür etmek gerekiyor.

Bugün 26 Ekim, yani Türk kadınlarına köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlığa seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 87. yılı. Ülkemizde kadın hakları konusunda şüphesiz ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rolü büyüktür. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında kadın hareketi için söylenebilecek en önemli kazanım kadınlarımızın siyasi haklara kavuşmuş olmasıdır. 

Yalova Gacık köyü muhtarı Meliha Manço (1932)

Türk kadını siyasal hayata ilk adımını, Cumhuriyet’in 7. yılında yani 5 Nisan 1930’da atmıştır. 1930 yılında 1580 sayılı belediye yasası ile Türk kadınına ilk kez belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Daha sonra 1932 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk Yalova’nın Gacık köyüne yaptığı ziyarette köyün muhtarı olarak Meliha Manço’yu Türkiye’nin ilk muhtarı olarak atadığını ilan etmesi, köylerde muhtarlık ve köy ihtiyar heyeti seçimlerinde kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin habercisi olmuştur. Meliha Hanım muhtar olarak atandığında henüz 22 yaşındaydı. İki yıl muhtarlık yapıp bu süre zarfında köyün yolunu açtırıp bir de okul binası yaptırmıştı.

Bugün bakıldığında, Türkiye’de kadın muhtarların sayısı genel muhtarların sayısının %2,14’ ünü oluşturmaktadır. 2014-2019 arası döneme baktığımızda 685 olan kadın muhtar sayısı, 2019-2023 döneminde 1073’e yükselmiştir. 

Türkiye genelinde, 2014-2019 döneminde toplam 73 ilde kadın muhtar bulunurken, 2019-2023 döneminde bu il sayısı 77 ile yükselmiştir. 140 kadın muhtar ile en fazla kadın muhtar bulunan il İstanbul’dur. Bu ili 124 kadın muhtar ile Ankara ve 120 kadın muhtar ile İzmir ili takip etmektedir. Elbette 81 ilimizin tamamında kadın muhtarlarımızın olması ve sayılarının artması en büyük temennimizdir.

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir