Gençler Ayrancı için ne düşünüyor?

Ayrancım Gazetesi olarak bu köşede bu kez gençlerin sesine kulak verdik ve “Ayrancı için ne düşünüyorsunuz?” diye sorduk.

Yazar Hakkında

Web | + Yazarın diğer yazıları

Gençler Ayrancı’yı yaşam tarzına saygılı, güvenli, dayanışma kültürünün etkili olduğu bir semt olarak tanımlarken, kiralardaki orantısız artış konusundaki endişelerini de dile getiriyor. Mikrofonu uzattığımız mahallenin gençlerinden Ayrancı’ya dair aldığımız düşünceler şöyle:

“Sevginin ne olduğunu öğreten mahalle”

İrem Nur Şengün, 21 yaşında

Ayrancı ahalisi, içinde bulunan kişilere yardımlaşmanın, öğrenciyi unutmamanın, hayvana sevginin ne olduğunu samimi bir mahalle tadında öğretiyor. Ben de gençliğini Ayrancı’da geçiren bir öğrenci olarak hayvanların başını okşamadan geçmemeyi mahalledeki büyüklerimden öğrendim. Ara sokaklarında gece, gündüz rahat yürüyebilmenin tadını aldığımdan burayı bırakabileceğimi sanmıyorum.

“Ayrancı’da yaşam tarzınız, giyim kuşamınız, yediğiniz içtiğiniz genellikle sorgulanmaz”

Sevi Gizem Zeybek, 27 yaşında

Ayrancı çalışma hayatına adım atan birçok yeni mezun gencin tercih ettiği bir semt. Bu semti avantajlı kılan temel nokta merkezi konumuna rağmen sakin bir mahalle yaşantısına sahip olması sanırım. Hem ulaşım kolaylığı sağlıyor; işinize, okulunuza yürüyerek ya da toplu taşıma kullanarak gidebiliyorsunuz. Hem de iş çıkışında evinizde, ya da size yakın mekanlarda/parklarda günün stresini atabiliyorsunuz. Bir diğer önemli nokta ise mahalle sakinlerinin genellikle özgürlükçü, seküler yaşam tarzına sahip insanlardan oluşması. Ayrancı’da yaşam tarzınız, giyim kuşamınız, yediğiniz içtiğiniz genellikle sorgulanmaz; kendinizi olduğunuz gibi kabul edilmiş ve güvende hissedebilirsiniz bu semtte (Türkiye gerçekliğinde ne kadar mümkünse tabi). Mahalledeki dayanışma ruhu da sizi içine çeker; Ayrancı Sakinleri, Kolektif Mutfak, Sol Kültür… Oturmuş bir düzen var mahallede ve yeni gelene kapıları her zaman açık. Son olarak iyi ki taşınmışım, umarım ayrılmak zorunda kalmam diyeyim ve kiralardaki orantısız artışın beraberinde getirdiği tehlikeye de göz kırpmış olayım.

“Ankara’nın saygı ve yardımlaşma açısından başkenti”

Recep Gürkaya, 26 yaşında

Ankara’da öğrenim hayatımın büyük bir kısmını Eryaman’da geçirmeme rağmen yeni bir iş bulduğumda ev kurmak için tercihim Ayrancı bölgesi oldu. Ayrancı bana göre Ankara’nın saygı ve yardımlaşma açısından başkenti. Merkeze yakın oluşu da cabası. Komşuluk ilişkilerinin de henüz yok olmadığı tek yer gibi. Taşınırken çoğu mutfak eşyamı ve diğer büyük eşyalarımı ücretsiz olarak bölgenin sosyal medya hesaplarından temin ettim. Yolda yürürken kimsenin kimseyi rahatsız ettiğini görmedim. Herkesin birbirine saygı duyduğunu ve en azından insan olarak önemsediğini gördüm. Civarımdaki tüm esnaflar daha ilk günden halimi hatırımı sordu ve de ertesi gün gittiğimde bana ismimle hitap etmelerine şahit oldum. Penceremden geceleri sokağı izlerken sokaktan geçen insanların birbirinden ne kadar farklı olduğu ama kimsenin de kimseyi rahatsız etmediğini gördüm. Sokak hayvanlarının da ne kadar mümkünse o kadar huzurlu oluşunu keşfettim. Ben belki de bu bölgeye yeni gelmiş olsam da çok kısa zamanda benim mahallem benim evim demeye ikna oldum.

“Rahat nefes alabileceğimiz semtlere bir örnek”

Miray Payaslı, 28 yaşında

4 senedir Ayrancı’da yaşıyorum. Ayrancı’dan önce Ankara’da iki üç semtte daha yaşadım. Seçtiğim yerlerin Ayrancı gibi sosyal ve kamusal alan açısından daha demokrat ve özgür bir ortamın olmasına dikkat ediyorum. İktidarın esasen tüm ülkeye yansıttığı karanlık politikaların özellikle yaşam biçimlerimize etkisi direkt olduğundan yaşamak için seçtiğimiz semtleri bu koşullara bağlı kalarak seçmek zorunda bırakılıyoruz. Ayrancı da hem sosyal hem insan ilişkileri bakımından benim gözlemleyebildiğim kadarıyla mesafe ve saygı dengesini kurabilmiş bir semt. Sokak aralarında butik kafeleriyle, küçük sahaflarıyla, Adile Naşit Parkı’ndan Cemal Süreya Parkı’na kadar hayatımızda yer etmiş, yüzümüzü güldüren güzel isimli çocuk parklarıyla ve mahallelinin yani bizlerin rahatça bir selam verip oturabileceğimiz kültür evleriyle Ayrancı Mahallesi öğrencilerin, gençlerin, çocukların yani aslında hepimizin biraz daha rahat nefes alabileceği semtlere bir örnek olarak gösterilebilir, diyebilirim.

“Güvenliği, insan profili ve konumu”

Cansu Kabadayı, 26 yaşında

Severek oturduğum Ayrancı’nın benim için en önemli özellikleri güvenliği, insan profili ve konumu. Güvenli olduğunu hissediyorum ve bunun en önemli nedeninin burada yaşayan diğer insanlardan kaynaklandığını düşünüyorum. Ayrancı’da aile ve yaşlı kesimin ağırlıklı olarak yaşamasıyla birlikte genç nüfusun da olması Ayrancı’yı sevmemde bir diğer etken. Sosyal imkânlarının iyi olması, market-fırın vb yerlerin yakın olması; eşofman ve spor ayakkabınızı giyip rahatça dışarı çıkıp dolaşabileceğiniz bir alanınızın olması da oldukça keyif verici benim için. Konum olarak da Ankara’nın oldukça merkezi bir bölgesinde yer alıyor, bu da oldukça önemli bir avantaj. Umarım bu düzgün, keyifli ve rahat yapısı bozulmaz ve gelişerek devam eder. 

“Hem okuyorum hem bir kafede çalışıyorum”

Ali Eren, 24 yaşında

Ben 3 yıldır Ayrancı’da oturuyorum. Daha önce okul yurdunda kalıyorum. Ablamla birlikte bu semti tercih ettik. Yüzüncüyıl’da kalmak istemedim okul yakın olduğu halde çünkü orası mahalleden çok öğrencilerin geçici olarak kaldığı bir semte benziyor. Karavan parkı gibi diyebiliriz. Yaşadığım yerle okuduğum yerin farklı olmasını tercih ettim. Ayrancı merkeze çok yakın. Ayrıca istediğin şeyleri bulabiliyorsun, oturmuş bir yer. Burada bir kafede çalışıyorum öte yandan. İstanbul’un eski Cihangir’i gibi tanımlayabilirim burayı.

“Gece geç saatlerde mahalleme geldiğimde evime gelmiş gibi hissediyorum”

Hatice Yapar, 28 yaşında

Ayrancı’da oturmayı tek bir kelime ile anlatmam gerekseydi bu güven olurdu sanırım. Her gün yürüdüğüm sokakta hep karşılaştığım ama hiç tanımadığım insanlarla selamlaşmayı, bir kadın olarak gece geç saatlerde evime dönerken mahalleme geldiğimde evime gelmiş gibi hissetmeyi, komşularımla yakın ilişki içinde olmayı, mahallenin hem çok sakin hem de çok canlı olmasını ve bütün bunların bana yaşattığı güven hissini seviyorum.

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir