Gönderi bulunamadı

Haberler

Gönderi bulunamadı

Yazılar

Yaylagül sokağında bir “Tesbih Ağacı”

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Ayrancı sokaklarında yaşayan sessiz tanıklarımız

Hermann Hesse, Ağaçlar kitabında ağaçların yaşadıkları mekânları veya sokakları, bulunduğu ortamdaki duruşları ve çevreleriyle olan etkileşimlerini dile getiriyor ve diyor ki;  “Üzgün olduğunuzda ve hayata katlanamadığınızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle; Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler…”   

Bu kitaptan yola çıkarak Ayrancı sokaklarında yaşayan sessiz tanıklarımıza baktığımızda karşımıza at kestanesi, çınar ağacı, ıhlamur ağacı, tesbih ağacı, incir ağacı hatta nar ağacı bile çıkabiliyor ve belki de daha fazlası… Yürüyüş yaparken, işe giderken, markete giderken çevremizdeki ağaçları ne kadar fark ediyoruz yoksa sadece yaşayıp gidiyor muyuz?

İşte bu anlayıştan yola çıkarak tesadüfen tanıştığım ve çok şaşırdığım bir ağacı dile getirmek yerinde olur diye düşündüm. Yaklaşık olarak 10 veya 15 metre uzunluktaki Tesbih ağacı, Doğu Asya ile Himalayalar ile Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç türü olmasına rağmen Yaylagül sokağa nasıl gelmiş olabilir?

Yaylagül sokağı esnaflarından TEK-TES Ticaret Hasan Tonguç’un oğlu ile konuştuğumda, Hasan amcanın 2000’lerde bu ağacın fidesini alıp ve diktiğini öğreniyorum. Aslında bu ağacın tesbih ağacı olduğunu bilmiyormuş. Bir gün tesbih ağacına araba çarpmış ve Hasan Bey ağacı bezle sarıp tedavi etmeye çalışmış. Kendi ellerimizle diktiğimiz veya ürettiğimiz şeylere nasıl özen gösteriyoruz değil mi?

Tesbih ağacının tohumu zehirlidir. Bunun çekirdeğinden tesbih yapılır.

Daha az araba, daha fazla şehir

Fernandez Lores, Pontevedra’nın kötü hava kalitesi, gençlerin büyük şehirlere göçü ve yerel ekonominin küçülmesi gibi sorunlarının tek bir çözümü olduğuna inanıyordu: Pontevedra’nın sokaklarını tıkayan arabalardan kurtulmak. Ve öyle de yaptı. Araba kullanımını şehir merkezinde yüzde 90, şehir genelinde ise yarı yarıya azalttı. Araba sahiplerinin itirazlarına cevabı ise “Belediye başkanı olarak araçlarınıza park yeri sağlamak benim görevim değil. Benim için bu, sizin bir inek veya buzdolabı satın almanız ve sonra bana bunları nereye koyacağınızı sormanız gibidir” oldu.

Devamını oku

Prof.Dr. Savaş Zafer Şahin: İmar, ihale, istihdam kıskacında yeni bir belediyecilik mümkün mü?

Yerel yönetimlerin birinci unsuru çıkarların kim tarafından, nasıl temsil edildiğidir. Birebir karşılığı belediye meclisleridir. Bu insanlar nasıl seçiliyor, hangi çıkarları temsil ediyorlar, oraya nasıl geliyorlar burası bizim için bir kara delik. Bu kara deliği tartışmadığımız, yerel yönetimlerin meşruiyet krizini çözmediğimiz müddetçe bu tartışmalara devam edemeyiz. Çünkü o belediye meclislerinde doğru çıkarlar, dengeli bir şekilde temsil edilmezse politika tartışması olmaz ve belediyeler imar, ihale, istihdam tahakkümünden kurtulamaz! Bu tahakküm altındaki belediyeler, politika üretemezler.

Devamını oku

Ayrancı’da bir ayakkabı tamircisi: 1945’ten günümüze Remzi Kundura

1963’te Bestekar sokakta Kazım ustanın yanında çıraklığa başlayan, 1965’te Kurtuluş’ta Bale Kundura’da Nurettin usta ile el işçiliği ayakkabı üretimini öğrenen Remzi Usta 1977’den beri Ayrancı’nın ayakkabısını tamir ediyor.

Devamını oku