Mimari bellek: Yonca Apartmanı

Çoğumuz “Ankara Apartmanları’’ ifadesini duymuştur. Birçok binanın, apartmanın tarihin izlerini taşıdığı, önemli mimarların eserlerini barındıran Ankara’da bu özel yapılardan biri de Yonca Apartmanı.

Eski ve zengin bir tarihe sahip olan Ankara, 1923 yılında başkent oluşunun ardından ilan edilen cumhuriyetle birlikte hızlı bir gelişim sürecine girdi. Buna bağlı olarak Ankara’nın kamusal ve devlet binalarının bir an önce planlanması ve diğer şehirlere örnek olması önemliydi. Ankara’da yapılan çoğu bina, apartman hem cumhuriyet tarihini yansıtır hem de tarihin izlerini, gelişimini taşır. 

Arkitera ve sözlü tarih bilgilerini özetleyecek olursak; cumhuriyetin ilk yıllarında kent planlaması ve düzenli yapılar için yarışmalar düzenleniyordu. ‘Yenişehir’in biçimlenmesinde 1924 tarihli Lörcher Planı belirleyici rol oynadı. Yenişehir’deki su, kanalizasyon ve elektrik gibi altyapı çalışmalarına başlanması, bugün Kızılay’a biçim veren Kızılay Meydanı, Sıhhiye Meydanı, Zafer, Millet, Ulus, Lozan, Tandoğan gibi meydan ve akslar Lörcher Planı ile tasarlanmıştı. 1927 yılında yapılan yarışmayı ise Alman şehir plancısı Herman Jansen’in hazırladığı plan kazandı. Jansen’in hazırladığı “Ankara İmar Planı” 1932 yılında onaylanarak yürürlüğe girdi. Ülkede planlama pratiği içerisinde de önemli bir yere sahip olan Jansen Planı’nın, kentin dokusunu biçimlendirdiği görülür. Bu plana göre, ticari merkez Ulus’ta, yönetim merkezi Yenişehir’de olacaktır.

50’li yıllardan sonra Küçükesat, Seyranbağları, Gaziosmanpaşa, Kavaklıdere, Ayrancı gibi semtlerin gelişmesi Çankaya’yı giderek önemli bir ilçe durumuna getirdi; Kızılay, Ankara’nın merkezi haline gelirken, Tunalı Hilmi Caddesi, Ziya Gökalp Bulvarı ve GMK Bulvarı merkezi nitelikleriyle önem kazandı.

Tüm bu planlamaların yanında dönemin önemli mimarları, modern ve geleneksel mimariyi yansıtan birçok apartmana Ankara’da imza atmıştır. Ara sokaklarda gezerken, özellikle Ayrancı civarlarında, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılması an meselesi olan mimari açıdan değerli, farklı hikayeleri barındıran, bağımsız birçok bina görmemiz mümkün. 

Gerçekten de tarihin izlerini taşıyan bu binalardan bir tanesi de Gerede Sokağında bulunan, sürekli önünden geçtiğim ve hep dikkatimi çeken Yonca Apartmanı. İlginç bir şekilde her geçişimde bu binayı sorgulardım: Nasıl bir bina, neden ön cephesinde başka bir girişi var, taş duvarı neden yapmışlar? Meğer hiçbiri tesadüf değilmiş.

Mimarıyla komşu apartman

Kütle kompozisyonu mimari detayları ile önemli bir yapı olan Yonca Apartmanı, 1965 yılında Yüksek Mühendis Mimar Orhan Turaman tarafından tasarlandı. Bodrum kat, zemin kat ve üç normal kat olmak üzere toplam beş katlı. Apartmanın iç mekânları, tıpkı dış cephesi gibi ele alınıyor; sade, kullanışlı ve tekrar eden elemanlar. Apartman sakinleri, yapının onlar için de önemli, değerli ve olduğu gibi korunması gerektiği görüşündeler. Geçen aylarda vefat eden apartmanın mimarı Orhan Turaman’la yıllarca komşu olmaları da binanın ruhunun bunca zamandır korunmasına etkisi olmuş, tıpkı evinin önündeki bahçesi gibi. Yonca Apartmanı hakkında, ‘Sivil Mimari Bellek’ başta olmak üzere, çeşitli araştırma yazıları da var. Dilerim ki bu ve buna benzer yapılar tarihten silinmez ve her önünden geçtiğimizde değerlerini görüp şu anki yapay binalarla olan farkını anlarız. Şimdi apartmanı çektiğim fotoğraflarla birlikte bir de benden dinleyin:

Bina, girişi ile hemen dikkat çekiyor. Alışılmışın dışında mimar, posta kutularını dışarıda, otoparkı ayıran taş duvar içine gömme kutular olarak tasarlamış.
Bina zemin kat ve üst katlar ile olan ilişkisi. Zemin kat ön cephede devam ediyor. Ve üst katlar kolonlar ile taşıtılarak saçak görevi görüyor.
Binanın zemin kat dairesinin ön cepheden ayrı bir girişi var. Mimar burayı müstakil bahçeli bir ev olarak tasarlamış. Taş oturum üzerine ahşap pergola ile aidiyeti farklı bir bakış açısı ile yansıtmış.
Bina, o yıllarda sık rastladığımız kolon ile taşıtılan katın, hem otopark olarak kullanılarak yerden, bina oturumundan tasarruf edildiğini hem de kütle boşluk ilişkisini görüyoruz.
Yonca Apartmanı’nın dış cepheleri son derece sade ve yalındır. Cephelere hareketlilik katan en önemli unsurlar balkonlar ve balkonların korkuluk demirleridir. Mimar, zemin kat ön cephede bu demirleri yoğun kullanmıştır.
Ve binanın giriş cephesinde devam eden cam cephe; merdiven boşluğu boyunca devam ediyor ve apartmanın aydınlık kalmasını sağlıyor. İki farklı kütleden oluşan apartman birleşiminde de önemli bir rol oynuyor.
İçeriden görüntü
Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir