2020’yi geride bırakırken: Verilerle Ankara

2020 yılında Ankara yeni normali nasıl yaşadı? Ankaralıların yeni normaldeki mekân tercihleri nereler oldu? Kısacası 2020’de Ankara’da neler oldu biraz buna bakalım.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü Araştırma Görevlisi

2020 yılı şüphesiz insanlık tarihinde kendisinden ileride de söz ettirecek olaylarla dolu ve tüm insanlığın en çok zorlandığı yıl ya da yıllardan biri oldu. Hayat düzenimiz değişti, günlük konuşmalarımıza pandemi, pnömoni, sosyal mesafe gibi terimler aniden dahil oldu. Ama bunların içinde hayatımızın değiştiğini en iyi yansıtan terimlerden biri “yeni normal” oldu.

Peki 2020 yılında Ankara yeni normali nasıl yaşadı? Ankaralıların yeni normaldeki mekân tercihleri nereler oldu? Kısacası 2020’de Ankara’da neler oldu biraz bu konuya bakalım.

Restoran, kafe, alışveriş merkezi, eğlence parkı, müze, kütüphane ve sinema gibi yerler perakende ve rekreasyon alanları olarak adlandırılır. Ankaralıların 2020 yılındaki perakende ve rekreasyon alanlarındaki hareketliliklerine baktığımızda yeni normalin etkisini fazlasıyla görüyoruz.

Pandemi öncesine kadar restoran, kafe, alışveriş merkezi, eğlence parkı, müze, kütüphane ve sinemalardaki yoğunluk standart sınırın da üzerindeyken, yeni normalle keskin bir şekilde Ankaralılar olarak kendimizi geri çekmişiz. Yaz döneminden Kasım ayına kadar bu alanlardaki yoğunluk artsa da yoğunluğun pandemi öncesi döneme göre çok çok aşağıda olduğunu görebiliyoruz. Son önlemlerden sonra da tekrar Nisan-Mayıs dönemindeki hareket şeklimize dönmüşüz gibi duruyor.

Ankaralıların 2020 yılındaki market, pazar, gıda deposu, özel ürünlerin satıldığı gıda dükkânı ve eczane gibi yerlerdeki hareketlerini incelediğimizde, perakende ve rekreasyon alanlarına göre daha farklı şekilde hareket ettiklerini görüyoruz. Temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla kullanılan market ve eczane alanlarındaki yoğunluk, önlemlerin olduğu dönemler hariç pandemi öncesine göre pek bir değişiklik göstermiyor. Aksine yer yer pandemi öncesi dönemden de daha fazla yoğunluğun yaşandığı zamanlar var.

2020 yılında Ankaralıların özellikle yaz ve sonbahar dönemlerinde en favori mekanlarının parklar ve yeşil alanlar olduğunu görüyoruz ki bu elbette hepimizin tahmin edebileceği bir durum. Özellikle yeni normale adım attığımız Mayıs ayı ortalarından itibaren havaların soğuduğu ve önlemlerin yeniden geldiği döneme kadar parklardaki hareketliliğin tüm alanlarda daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu süreçten edindiğimiz derslerle umarım şehrimizdeki yeşil alan ve park sayısı daha da artar diye temennide bulunarak bir diğer inceleme alanımız olan toplu taşıma hareketliliğine geçiyorum:

Ankara’da 2020 yılındaki toplu taşıma yoğunluğu incelendiğinde kentlilerimizin önlemlere ellerinden geldiğince uyduğunu görüyoruz. Yeni normalin başlamasıyla beraber toplu taşımalardaki yoğunluk pandemi öncesi döneme yaklaşsa da  standart değerin altında olduğunu söylebiliriz. Kasım ayındaki önlemler ile kentlilerimizin ellerinden geldikçe hareketliliği azaltma çabası da grafiğin en son bölgesinde kendini gösteriyor.

2020 yılında Ankara’daki iş yerlerine dair hareket trendleri incelendiğinde pandemi başlangıcı ile bu bölgelerdeki hareketlilikte de keskin bir düşüş gözlemleniyor. Yeni normalin başlangıcıyla beraber iş yerlerindeki hareketlilikte artış yaşansa da bu hareket yoğunluğunun pandemi öncesi dönemin altında olduğunu söyleyebiliriz. Haziran-Aralık döneminde sadece Kurban Bayramı ve 29-31 Ekim tarihleri arasında hareketliliğin  azaldığı iş yerlerinde, yeni alınan önlemlerle de hareketliliğin azaldığını ancak Mart-Mayıs aralığına göre daha yüksek olduğunu görüyoruz.

Yeni normal kadar ağzımıza pelesenk olan bir diğer kavram ise kuşku yok “evde kal” sloganı oldu. Son olarak kentlilerimizin 2020 yılında evlerindeki hareket yoğunluğunu inceleyeceğiz: Ankaralıların, pandemi başlangıcıyla beraber Mart-Mayıs ayları arasında evlerine çekildiklerini söyleyebiliriz. Yeni normalin başlamasıyla evlerdeki hareket yoğunluğunun pandemi öncesi dönemle aynı seviyeye geldiğini görebiliyoruz. Ancak özellikle yeni önlemlerden sonra yılın son döneminde, kentlilerimizin bir kısmının yine evlerinde kalmaya başladığını görsek de bu ev yoğunluğunun Mart-Mayıs döneminin altında olduğunu söylemek mümkün.

Sonuç olarak 2020 yılı Ankaralıların özellikle Mart-Mayıs ve Kasım-Aralık ayları dönemlerinde evlerinde kaldığı, yaz ve sonbahar dönemlerinde sosyalleşmek için yeşil alanları ve parkları kullandığı, hayatlarının geçmiş dönemlerindeki kadar kafe, restoran ve sinema gibi mekanlara gitmediği, toplu taşımayı eskisi kadar sık kullanmadığı bir yıl oldu. Umarım 2021 eski yaşam alışkanlıklarımızı hızlıca kavuştuğumuz bir yıl olur. Herkese sağlıklı ve mutlu yıllar!

Kaynak: Google Hareketlilik Veri Seti.

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir