Tarihe direnen Ayrancı’nın son bağ evlerinden: Mıhçıoğlu bağ evi

Varlığını şimdilerde Dafne Restoran olarak sürdüren Ayrancı’nın ayaktaki dört bağ evinden biri Mıhçıoğlu bağ evidir. Ankara’nın sayfiyesi Ayrancı bağlarında başlayan hikayesi bugüne kadar devam ediyor. 1946 yılında Anafartalar Caddesi’nde Garanti Bankası’nın kuruculardan olan Mıhçıoğlu ailesinin fertleri Ayrancı’da yaşamaya devam ediyorlar.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Bu sayımızda size Aziziye Mahallesi Güvenlik Caddesi Andrey Karlov Sokak No: 20 adresinde bulunan Mıhçıoğlu Bağevi’ni anlatacağım.

Şimdi Dafne Restoran’ın kullandığı bu mülk içinde bulunan tarihi Ankara evi ve 3.5 dönümlük asırlık çam ağaçları ve sayısız meyve ağaçları bulunan bahçesi ile Ankara’nın merkezinde benzeri olmayan nadide bir vaha gibi.

Mıhcıoğlu Bağevi

Ankara’nın sayfiyesi Ayrancı bağları

Ankara’nın köklü ailelerinde ve eşrafında bağ evi geleneğinin olduğunu biliyoruz. Kaledeki evlerinden yazın gelmesiyle önceleri at arabalarıyla, sonraları kamyonlara doluşarak taşınılan bağ evlerinde havaların soğumasına kadar kalınır, tüm kış hazırlıkları bağ evlerinde görülürmüş.

1970’li yılların sonuna doğru Ankara’da bir söz yayılmaya başlamış, “bağ evini müteahhitte verip yerine apartman yaptırmak için bu son şansın, koruma kurulu kararı çıkınca artık evine dokunamazsın”. Bu kurul kararı ne zaman çıktı bulamadım ama Ayrancı bağ evlerinden sadece 4 tanesi bu furyaya katılmadı. Börekçi ailesine ait bir, Kınacı ailesine ait iki ve Mıhçıoğlu ailesine ait bir bağ evi. 

Ayrancı’da varlığını sürdüren 4 bağ evinden biri: Mıhcıoğlu bağ evi

Belediye tarafından restorasyonu onaylanan Şakir Kınacı’ya ait bağ evine daha önceki sayımızda yer vermiştik. Bahçesindeki süs havuzunun başında dedesi ile kahve içen Atatürk’ün anısına saygısından babasının bağ evinin yıkılmasına karşı çıktığını yazmıştık. 

Mıhçıoğlu ailesine ait bağ evinin korunmasının nedeni büyükbaba Halit Ferit Mıhçıoğlu’nun bu evi oğlu Dr. Ahmet Kazım Mıhçıoğlu’na bırakması olmuş.

Halit Ferit – Necibe Mıhçıoğlu çiftinin ikisi kız üçü erkek beş çocukları vardır. Ahmet Kazım Mıhçıoğlu, ailenin dördüncü çocuğu olarak 1907 yılında Ankara’da doğmuş. 1928 yılında Yüksek Orman Mektebi’nden birinci dereceyle mezun olmuş.

Mezuniyetinden hemen sonra İstanbul Belgrad Ormanı fen memuru olarak çalışma hayatına başlamış. 1931 yılında staj yapmak üzere bakanlık tarafından Almanya’ya gönderilmiş. Almanya’da Freiburg Üniversitesi’nde ormancılık tahsili görüp ve 1937’de doktora eğitimini iyi derece ile tamamlayarak yurda dönmüş.

Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne, daha sonra Ankara Orman Fidan Müdürlüğü’ne tayin edilmiş. 1965 yılında kendi isteği ile emekliye ayrılmış.

Çocuğu olmayan Kazım Mıhçıoğlu, Hasanoğlan’da 60 dönümlük bir arazide, kendi eliyle çubuktan yetiştirdiği kavaklığı ‘Mıhçıoğlu Ormanı’ olarak bağışlamış ve Elmadağ ilçesinde okulu olmayan bir köye okul ve çeşme yapılmasını vasiyet etmiş. 

Okul hâlâ Hasanoğlan’da Dr. Ahmet Kazım Mıhçıoğlu İlkokulu adıyla eğitim vermeye devam etmekte.

Dr. Ahmet Kazım Mıhçıoğlu Ankara Kulübü’nün kuruluşunda da bulunmuş ve 1947-1951, 1956-1964 ve 1967-1968 tarihleri arasında başkanlığını yapmış. 04.11.1987 tarihinde vefat eden Dr. Ahmet Kazım Mıhçıoğlu Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedilmiş.

Garanti Bankası Anafartalar Caddesi’nde kuruluyor

Ankara’nın köklü ailelerinden olan Mıhçıoğlu ailesinin büyük oğlu Halil Naci Mıhçıoğlu ve arkadaşı Mahmut Nedim İrengün,Garanti Bankası’nın ‘kurucuları’ arasında isimleri geçiyor. Bugün hayatta değiller. 1946 yılının Ankara’sında banka kuracak kadar ‘girişimci’ olan İrengün ve Mıhçıoğlu, o dönemde en yakın arkadaşları Vehbi Koç’un İkinci Dünya Savaşı sonrası, şirketlerin likiditeye ihtiyaç duyduğunu keşfederek bu işe soyunuyor, İrengün ve Mıhçıoğlu bu kararlarını Vehbi Koç’a açıyorlar. ‘Olur’ yanıtı alınca da Ankara Anafartalar Caddesi’nde daha önce kağıt deposu olarak kullanılan 300 metrekarelik mekanda, 1 şube ve 25 personelle işe başlıyorlar. Bankanın adını da ‘Garanti’ olarak tescil ediyorlar.

Sanayinin ve ticaretin kalbinin aslında İstanbul’da attığını fark ederek 1950 yılında genel merkezi Ankara’dan İstanbul’a taşıyorlar, ardından peş peşe açtıkları şubelerle, pek çok banka batıp çıkarken, onlar orta ölçekli bir banka yaratıyorlar.

TBMM’de 7. dönem milletvekilliği de yapan Halit Naci Bey 30.09.1986 tarihinde vefat etti. 

Erhan Mıhçıoğlu

Mıhçıoğlu ailesi Ayrancı’da yaşamaya devam ediyor

Kazım Mıhçıoğlu’nun küçük erkek kardeşi Mehdi Mıhçıoğlu’nun oğlu Erhan Mıhçıoğlu ile telefon ile görüşme yapma imkanımız oldu. 

Erhan Bey halen Ayrancı Dedekorkut Sokağı’nda aileye ait apartmanda yaşıyor. Kimya mühendisi olan uzun yıllar döküm sanayi ile uğraşan Erhan Bey artık emekli olmuş, eşinin vefatı ve pandemi nedeniyle çoğunlukla Datça’da bulunuyor. Ankara’ya döndüğünde Ayrancı’nın eski günlerine dair uzun bir sohbet sözü aldığımız Erhan Bey, 1951 yılında babasının yaptırdığı Meneviş ile Güven Sokağı’nın (şimdiki Kuveyt Caddesi) Ayrancı’nın ilk apartmanının, 1953 yılında bağ evinin tadilatı sırasında Şakir Kınacı’nın bağ evinde yatılı misafirliklerinin, Ayrancı’daki çocukluk gençlik günlerine ait anılarıyla bir parmak bal çaldı. Babası ve halaları ile ilgili anıları ve aile albümünden fotoğrafları Ankara’ya döndüğünde bizimle paylaşacak, bizlerde heyecanla bekliyoruz.

Mıhçıoğlu Bağevi
Mıhçıoğlu Bağevi

Bağ evinden Dafne Restoran’a…

Erhan Beyin telefonda ifadesi şöyleydi; “Büyükbabamız Halit Ferit Mıhçıoğlu, Kazım Amcam Orman mühendisi diye bağ bahçe işlerinden anlayacağını düşündüğü için Ayrancı’daki bağ evini ve Elmadağ – Hasanoğlan’da bulunan araziyi kendisine bırakmıştı. Amcam çocuğu olmadığı için bağ evini Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışladı. Daha sonra farklı firmalar burayı kiralayarak Ankaralılara hizmet vermeye başladı.

Mıhçıoğlu ailesinin varlığından habersiz olarak benim ve arkadaşlarımın da gittiği, kiracılarının işlettiği hatırladığım ilk mekan Park Klüp’tür. Seksenli yıllarda ilk açıldığında, garden partileri, tenis kortları ile herkesin şık şıkıdım giyinip, akşam üstleri kokteyl içtiği, geceleri müzik dinleyip dans ettiği eski Türk filmlerindeki gibi bir kulüptü.

Sonra şimdilerde Safiye Soyman ile televizyonlarda gördüğümüz Faik Öztürk ve ortağı kiralayarak Beyler Konağı isimli (bu eril isimli mekan zamanın ruhundan uzaktı) kebapçı, meyhane karışımı bir mekan açtılar. 90’larda eller havaya furyası başlayınca Faik Öztürk ortağından ayrılarak Filistin Caddesi’nde Dedikodulu Meyhane’yi açınca, ortağı işe devam etmedi ve mekan şimdiki kiracı Dafne Restoran’a devredildi. 

Ayrancı’nın bu eski bağ evi yılların izini Dafne Restoran adıyla yaklaşık 30 yıldır bu adreste bizimle paylaşmaya devam ediyor.

Mıhçıoğlu Bağevi
Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

2 Responses to “Tarihe direnen Ayrancı’nın son bağ evlerinden: Mıhçıoğlu bağ evi”

  • DericiZade faruk küçük Cevapla

    Ayrancı hakkında bilgi ler için teşekkür ederim

  • Suhan Mıhcıoğlu Cevapla

    Nuray hanım,

    Bu yazinizi Ankara’daki Kolejli bir sinif arkadaşım bugun paylasmis.

    Çok guzel yazmissiniz… elinize sağlık…

    Bu vesile ile derneğiniz hakkında bilgi sahibi ve paylaşımdan dolayı da çok memnun oldum. Tum ekibinizin ve derneğinizin guzel calismalarinda basarilarinizin devamini dilerim.

    Ben uzun senelerdir Ingiltere’de ikamet etmekteyim. Erhan Beyin kucuk kardesiyim. Insallah bir Ankara ziyaretinde sizleri tanimak fırsatı olur.

    Size ve tum ekibinize Ingiltere’den sevgi, saygı ve selamlar.

    Suhan Mıhcıoğlu

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir