Besim Can Zırh’tan Ankara’ya dair bir seçki: Kentle Tanışma Rehberi

Kentte etkinlik mevsiminin başlamasıyla birlikte sosyolog ve akademisyen Besim Can Zırh, “Yeni Başlayanlar İçin Ankara” başlığıyla bir Twitter dizisi hazırladı. Zırh, Ankara’ya üniversite için yeni gelenler ya da şehri yeniden tanımak isteyenler için kentin kültür-sanat hayatına yön veren kurum, oluşum ve mekanları bir araya getirdi.

Biz de bu derlemeyi Ayrancım okurları için yeniden düzenledik. Ankara’yı biraz daha yakından tanımak isteyenler için bu listeye göz atmanızı öneririz.

Aralık Sahne

Ins: @araliksahne

Kente özgün bir tiyatro festivali kazandıran, yenilikçi bir sahne.

Ayrancım Derneği

Ins: @ayrancimdernegi

Ayrancı’nın sivil ruhunu temsil eden dernek; kent kültürüne bakan Ayrancı Fest gibi etkinlikler düzenliyor.

Buraya Bakarlar

Ins: @burayabakarlar06

Ankara’daki etkinliklerden günlük haberdar olmak isteyenler için takipte olunması gereken hesap.

CerModern

Ins: @cermodern

Ankara’nın kültür merkezlerinden biri; sergiler, konserler, film gösterimleriyle dolu bir takvim.

Cin Ali Müzesi

Ins: @cinalibizim

Yalnızca Ankara’da bulunabilecek, nostaljik ve eğlenceli bir durak.

Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM)

Ins: @cankayaks

Yeni sezonu farklı bir küratörle açan, Ankara’nın klasik buluşma adresi.

Dou Print Studio

Ins: @dou.printstudio

Türkiye’nin tek “işbirlikçi litografi stüdyosu”. Açık kapı etkinlikleriyle dikkat çekiyor.

Erimtan Müzesi

@erimtanmuseum

Kale’de yer alan, müzik ve kültür etkinlikleriyle dikkat çeken özel bir müze.

Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Merkezi (VEKAM)

Ins: @vekamankara

Ankara’nın bilgisini üreten, kaydeden ve paylaşan bir oluşum.

Ev Ankara

Ins: @ev.ankara

Beklenmedik yerlerde karşımıza çıkan etkinlikleriyle kente sürpriz katan bir oluşum.

Garage: A Space of Experience

Ins: @garage_c01

Ara sıra sürpriz etkinliklerle karşımıza çıkan deneysel bir alan.

Goethe Enstitüsü – Galeri Vitrin

Ins: @goetheinstitut_ankara

Açık çağrılı sergiler ve etkinlikleriyle son dönemde öne çıkan bir sanat alanı.

Ka Mekan

Ins: @ka.spaceforvisualculture

Cinnah’taki Sönmez Apartmanı’ndan başlayan Ka, görsel kültür ve sanatsal düşünce için yeni bir alan.

Kült Kavaklıdere

Ins: @kultkavaklidere

ODTÜ ve Hacettepe öğrencilerinin ortak girişimiyle yeniden canlanan bir kültür alanı.

Maus Art Space

Ins: @mausartspace

Atölye çalışmaları ve sergilerle “üretim”i merkezine alan bir sanat alanı.

Nom Atölye

Ins: @nomatolye

Defter ve kâğıtla üretimi yeniden düşünmeye çağırıyor.

“O Şarkı” Oluşumu

Ins: @osarki_

Ankara’nın duygusal haritasını müzik üzerinden kaydeden bir kolektif.

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

www.spo.org.tr

Her yıl farklı temalarda sergiler ve etkinlikler düzenliyor. Kenti anlamak için iyi bir başlangıç noktası.

Tarih Vakfı Ankara

X: @tarihvakfiankara

Yıllardır süren seminer serisiyle Ankara’nın tarihsel belleğini canlı tutuyor.

Unite (Ünite)

Ins: @uniteortakmekan

Kültür-sanat üretimlerine açık, ortak bir paylaşım alanı.

Urban Walks

Ins: @urbanwalks.ankara 

Kentin mimari tarihini yürüyerek keşfetmek isteyenler için eşsiz bir deneyim.

Zıtlar Mecmuası

Ins: @zitlarmecmuasi

Lavarla

Ins: @lavarlaa

Ankara’nın kültür belleğini yazılı olarak sürdüren önemli bir mecra.

37/B Sanat Yeri

Ins: @37bsanatyeri

Esat Dörtyol’daki açılış işi “Canavarlar”la dikkat çeken yeni bir sanat mekânı.

Yer-Mekan

Ins: @yer.mekan

Pandemi sonrası ortaya çıkan “işbirlikçi sanat alanı” mekanlarından biri

Ve tabii, Ankara’nın vazgeçilmezlerinden: Film Festivalleri:

Ankara Film Festivali

Ins: @ankarauff

35 yılı geride bırakan Ankara Film Festivali, kentin sinema geleneğinin en köklü temsilcisi. 

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Ins: @ucansupurgefest

Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivalini Ankara’ya kazandıran Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, yıllardır sinemada kadın emeğinin ve dayanışmasının sesi olmaya devam ediyor.

Engelsiz Filmler Festivali

Ins: @engelsizfestival

Kentin en yenilerinden Engelsiz Filmler Festivali erişilebilirlik ilkesini merkeze alıyor. 

Felsefi Filmler Festivali

Ins: @sinefilozofi

Felsefi Filmler Festivali sinemayla düşünmeyi buluşturuyor.

İşçi Filmleri Festivali

Ins: @iscifilmfest

Ankara’nın düzenli misafirleri arasında ise İşçi Filmleri Festivali ve 

KuirFest

Ins: @kuirfest

KuirFest yer alıyor; her biri farklı bir toplumsal hikâyeye perde aralıyor.

Biraz daha “denk gelince” kategorisinde olanlar da var:

Film Ekimi

Ins: @filmekimi

Sonbaharda başkent seyircisini dünya sinemasıyla buluşturuyor.

Başka Sinema

Ins: @baskasinema

Yıl boyunca bağımsız filmleri düzenli olarak Ankara’da gösteriyor.

Gezici Festival

Ins: @gezicifestival

Her yıl farklı şehirlerde olduğu gibi Ankara’da da kısa süreli bir sinema şenliği havası estiriyor.

Ankara’nın kültür hayatı, görünenden çok daha canlı ve çok sesli. Ekim ayını yarıladığımız bu günlerde; Ankara’yla yeni tanışanlar, kısa bir aradan sonra şehre dönenler, okumaya ya da çalışmaya gelenler için… Amacınız ne olursa olsun, bu kentte mutlaka kendinizi ait hissedeceğiniz bir mekân, bir etkinlik ya da bir toplulukla karşılaşıyorsunuz. Besim Can Zırh’ın derlemesi, bu zenginliği hatırlatıyor: Her sokakta, her semtte, her köşede bir buluşma mümkün. Yeni başlayanlar için iyi bir yol haritası.

https://twitter.com/BesimCanZirh/status/1975906159845662932

Pusula, mekanlar ile insanlar arasında bir bağ kurmaya çalışıyor

Lavarla ekibinden Ankaraseverlere bir pusula: Ankara Keşif Haritası

Sevgili Seren Erciyas, siz Lavarla’nın kurucularından ve Pusula’yı yapan ekiptensiniz. Ankara Keşif Haritası Pusula’nın başlangıç noktası nedir? Bu projenin hikayesi nasıl başladı?

Lavarla ekibi ilk kez 2016’da bir masa başında bir araya geldiğinde Ankara’ya iyi bir kent haritası kazandırma fikri ilk konuştuğumuz konulardan biriydi. Ankara’nın sağlam bir kent haritası olmalıydı, fakat sıkıcı turist haritalarından farklı ne yapabilirdik? Ekipten Serkan’ın Avrupa’da gezdiği ülkelerden topladığı Use-it haritaları ilk çıkış noktamızı oluşturdu. “Act like a local” sloganıyla hazırlanan bu haritalar, Avrupa şehirlerini bir turist gibi gezmek yerine o şehrin insanının gözünden görmek ve deneyimlemek, gündelik rutinlerine dahil olmak ve onlarla aynı mekanlara gitmek isteyenleri hedefliyordu. 

Bu haritaların turistik deneyimleri ters yüz etmesi fikrini hepimiz çok sevdik ve bize farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ankara’ya gelen bir turistten önce “Ankara’da yaşayanlar bu şehri ne kadar deneyimliyor?” sorusundan yola çıktık. Ankara’da uzun yıllar yaşayıp da Ulus’a hiç gitmemiş veya sadece kısa işlerini halletmek için “uğramış” insanların olması, bu bölgenin zihinlerde “tehlikeli” olarak işaretlenmesi; belli dönemlerde popüler olan mekan ve bölgelerin talep görmesi, belli başlı deneyimlerin dışına çıkılmaması; Ankara-İstanbul karşılaştırmalarının yapılması ve kendi şehrini tanımayan Ankaralıların hep bir sıfır geride başlamaları gibi meseleleri Ankara’yı Ankaralının kendisine, farklı yollar ve deneyimler göstererek anlatmak iyi bir fikir gibi geldi. 

Bir de tabi “Ankaralılık” meselesi var. İklimiyle, ulaşımıyla, hafızasıyla, kozmopolit yapısıyla, başkent oluşunun ağırlığıyla, düzeniyle, duruma göre “öğrenci” duruma göre “memur” kenti oluşuyla kendini dayatan bu şehirde belli rutinleri tutturan, birbiriyle paylaşan, kendine rotalar oluşturan, şehre sahip çıkan insanların tüm bu ortaklıkları Ankaralılık adı altında buluşabilir mi? Bu da bizim sadece haritayla da değil, yayıncılıkta veya sosyal medyada da tekrar tekrar cevaplamaktan çok mutlu olduğumuz bir soru.

Ankara Keşif Haritası (Foto: Sema Çavdar)

Neden harita çalışması? 

Ankara’ya yakışır bir kent haritası yapma isteğinden yola çıktığımız ama harita fikrinden kopmadan kendi bakış açımızdan kentlileri bir deneyim ve keşif sürecine davet ettiğimiz kompakt bir çalışmaya niyetlendik. Haritadan yola çıktık, uzaklaştık ve tekrar haritada buluştuk bu süreçte. Yani ilk fikir Ankara haritası yapalım değil de Ankaralılara Ankara’yı nasıl anlatabiliriz olsaydı, kapısı yine haritaya çıkardı diye düşünüyorum. Zira “yol göstermek, adres tarif etmek” için en kullanışlı araç harita. Haritayı aynı zamanda hikaye anlatmak için kullanabildiğimizi görmek de onu kullanışlı bir araç haline getirdi. Bizim de yaptığımız bu: Ankaralılara bir seferde şehre dair farklı ya da yeni yolları ve deneyimleri göstermek, şehrin hikayelerini anlatmak.

Herkes dijitale geçiş yaparken neden basılı harita? 

Cevabı çok basit aslında, kullanıcılar elleriyle hissetsinler ve emek versinler istedik. Küçücük bir ekrana sığmasınlar, aynı anda tüm önerileri ve rotaları görebilsinler. İşin eğlenceli bir yanı da var, bir haritadan yol bulmaya çalışmak mesela, şehirdeki gezintiyi daha bulmacalı ve eğlenceli kılıyor. Yani bir deneyim haritası yaparken, harita ile gezmeyi de kendi başına bir deneyim haline getirdik.

Bir diğer niyetimiz de Ankaralılara geriye dönüp bakabildikleri, belki bir kaynak olarak ya da çıkış noktası olarak başvurabildikleri arşivlik bir çalışma bırakmak. Pusula’nın ilki 2017 yılında, ikincisi geçen sene çıktı; üçüncüsü de olacak zamanı geldiğinde. Aradaki beş senede ilk haritadan ikinciye geçemeden kapanan yerler oldu. Veya biz ilk haritada anlattığımız mekanları bu sefer daha farklı bir bakış açısı veya deneyimden anlattık; çalışma sürecinde yeni iş birlikleri yaptık. Bu da ilki ile ikincisi arasında, 2017 ile 2022’nin Ankara’sı arasında –mekanlar, hikayeler, kent aktörleri, yaşam biçimi, kültür sanat hayatı gibi– birçok yönden karşılaştırma yapmaya da fırsat tanıyor. Pusula’daki her durakta kullanıcıya yeni meraklar ve hikayeler sunduk. Bir kitaba, geçmişten bir hikayeye, ilginç bir bilgiye, kente farklı alanlarda değer katmış insanlara değinip, bir merak oluşturmaya çalıştık. Metinlerin yanında haritaların birer sanat çalışma olması için de Ankaralı tasarımcılara başvurduk. İlkinde modern minyatür sanatçısı Öykü Terzioğlu, ikincisinde çizer Rüya İğit ile çalıştık. Tüm bunlar haritayı; saklamaya değer, dönüp dönüp başvurulacak bir kaynak ve aynı zamanda haritanın da hedeflediği gibi haritayı arayıp bulmak için Ankaralıları evinden çıkarıp belli noktalara yönlendirecek bir harekete geçirici unsur haline getiriyor bizce.

Haritaların kent kültürü ile bağlantısı nedir?  Değerlendirir misiniz?

Pusula özelinde konuşmam gerekirse, kent ve kentli arasında bir bağ yaratmak ya da mevcut bağı güçlendirmek gibi bir misyonu var. Önünden geçip gittiğiniz, sizin için dekordan öteye geçemeyen yapılar, mekanlar, eserler ve hatta insanlar hakkındaki hikayeleri öğrendiğinizde şehre bakışınız da farklılaşıyor. Haritayla gezerken kendi yeni deneyimlerinizi ekleyip aslında kendi hikayenizi oluşturuyorsunuz. Bu hikayeler birikiyor, başkalarınınkiyle birleşiyor ve günün sonunda daha önce de bahsettiğimiz o Ankaralılık hali pekişmiş oluyor. Mesela Kale’ye çıkan yokuşun sonundaki baharatçının Barış Manço’nun şifalı bir klibine mekan olduğunu veya Ayrancı’da gittiğiniz bir restoranın aslında çok eski bir Ankara bağ evi olduğunu öğrendiğinizde tüm bakış açınız değişiyor. Elinizin altında Internet gibi bir nimet de var, bu hikayelerin peşine düşebiliyorsunuz. Çevrenize anlatıyorsunuz ve bu da kentte ortaklaştıklarınızı, dolayısıyla da kent hafızasını, kent kültürünü pekiştiriyor.

Ankara’nın yeni bir hikayeye ihtiyacı yok, Ankara’nın kendi hikayelerini hatırlamaya ve bunların yeniden anlatılmasına ihtiyacı var. Yaşadığınız kentin hikayelerini bildiğinizde ve kendi bireysel hikayelerinizi yarattığınızda o kenti sevmeye başlarsınız. Biz de Pusula ile, Ankaralıların peşine düşüp kendi hikayelerini yaratacağı eski Ankara hikayelerini anlatıyoruz.

https://www.rotapusula.co