Ayrancı Mahallesi Muhtarı Elif Doğan: Mahallemiz kreş imkanı anlamında yetersiz.

Yasal görevimiz neredeyse tebligatla sınırlı ama biz gönlümüzü koyarak mahallede bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

İkinci ziyaretimi Ayrancı Mahallesi Muhtarı Elif Doğan’a yapıyorum. 

Elif Hanım, muhtarlık mekanının çevresinde oluşturduğu minik, özenli bahçesi, bostanı ile güzel havalarda belli ki mekanını, yakın çevrede oturan mahalleli için cazibe merkezi haline getirmiş. Sabah erken saatlerde gidiyorum Elif Hanım’ın yanına, sohbetimiz sık sık gelen geçen mahallelinin, çay molası vermek isteyen belediye çalışanı arkadaşların selamıyla, hal hatır sormasıyla kesiliyor.

Elif Hanım eski bir mahalleli olmakla birlikte muhtarlıkta yeni. Siyasetin farklı kademelerinde, vekillik dışında her görevde bulunduğunu ama iki yıldır yaptığı muhtarlığın kendisine ayrı bir zevk verdiğini, muhtarlığın siyasetin en dolaysız biçimlerinden birisi olduğunu söylüyor; “Muhtarlık gönül işi diye düşünüyorum. Aslında yasal görevimiz neredeyse tebligatla sınırlı ama biz gönlümüzü koyarak mahallede bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diyor. Şöyle devam ediyor Elif Hanım:

“Muhtarlığın içini biz dolduruyoruz; pandemi süreci mahalle sakinlerine daha fazla ulaşmak için vesile oldu ama olmasaydı da ben bu ilişkilenmeyi önemsiyorum; bahçemiz, bostanımız bu anlamda önemliydi, birtakım etkinlikler düzenlemek vardı aklımda. Muhtarlık mevzuat üzerinden bizlere çok fazla yetki vermese de ihtiyaç tespiti anlamında çok önemli.

Genelde insanların daha rahat yaşadığı bir semt olsa da salgın sürecinde ekonomik sıkıntılar bizim mahallemizde de görülmeye başlandı; dışarıdan yaşlı bakımı için gelen kadınlar, ev temizliğinde çalışan kadınlar mağdur oldu. Şiddet olayları fark edilir oldu. Ekonomik sıkıntının direk yükü kadına yansıyor, iki gündür buraya gelen 39 yaşında bir kadın var mesela, üç çocuklu ve zor durumda. Eşinden şiddet görüyor ancak bir işi yok, bırakıp gidemiyor da. Ayakları üzerinde durmak ve şiddet uygulayan kocasından ayrılmak istiyor. Kocası işsiz ve bağımlı bir başka genç kadın yine benimle yaşadığı sıkıntıyı paylaşıyor.

Mahallemiz eğitim olarak da ekonomik olarak da Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor ve burada yaşayan kadın sakinlerimiz genelde mahallemizi güvenli buluyorlar. Bir sorun olduğunda da kadınlar bundan daha çok rahatsızlık duyuyorlar ve çözülmesi için ya bizlerle ilişki kuruyorlar ya da ilgili belediyelere doğrudan başvuruyorlar. Geçenlerde Reşat Nuri’nin sokak lambaları arızalanmıştı mesela, kadın mahallelimiz hemen iletti. Öte yandan mahallemizin kreş imkanı anlamında yetersiz olduğunu ve bu yönde talep olduğunu biliyorum. Gündüz bakım evimiz yok. Üst yaş grupları için Bahar Evimiz var ama o da yeterli değil. Bu yönde de yoğun bir talep olduğunu söyleyebilirim. Yetkilerimiz kısıtlanmış olsa da bizim ihtiyaçları tespit edip belediyeye taşımak gibi bir işlevimiz olabiliyor, aslında yapmaya çalıştığım tam da bu.”

Peki şiddete uğrayan kadınların bilgisi mahallemizde muhtarlara ulaşıyor mu?

Listesi bile geliyor diyor Elif Hanım: “Balgat’da İçişleri Bakanlığı’nın bir birimi var, 10 Nisan Karakolu tamamen ev içi şiddet, kadına yönelik şiddete ayrılmış bir karakol; onlar zaman zaman mahallemizde şiddet gören kadınlar konusunda bizden yardım alıyorlar. Şiddet konusunda birebir izlediğim bir aile oldu. Barodan yardım alarak boşanmalarına yardımcı oldum. Binalarında da destek görmüş şiddet gören mahalle sakinimiz kadın. Kızı aile sorunlarından dolayı okuldan ayrılmıştı, şimdi mezun olacak. “Bu konuda mahallenin kadınları ile bir iş birliğini önemli bulduğunu söylüyor Elif Hanım.

Mahalleyle ilgili güzel niyetleri var Elif Hanım’ın; bu yaz muhtarlık bahçesinde açık havada resim kursu organize etmek istiyor, gönüllü resim hocası ile bağlantı kurmuş bile. Salgın öncesi başladığı mahalleliyle geziler düzenleme niyetini koruyor. Bir de “yaşlılara yönelik bir şey yapmamız gerek” diyor, sosyalleşebilecekleri, güzel, anlamlı zaman geçirebilecekleri; bunun Ayrancı için önemli bir ihtiyaç olduğunun altını çiziyor. Yine mahallesindeki çocuklu kadınların gündüz bakım evi, kreş beklentilerini de vurguluyor.

Elif Hanım’a göre muhtarlığın hafızası yok, kişisel çabalarıyla yaptığı işi daha örgütlü hale getirmek istiyor. “Keşke muhtarlıkların kendi bütçesi olsa” diyor, daha örgütlü bir zincir oluşturmak istiyor. “Belediyelerin muhtarlık müdürlükleri var, yasayla kurulmuş, işlerimizin onunla yürümesi gerekiyor. Belediyelerle ilişkide bizim kişisel ilişkilerimiz devreye giriyor, bunun daha yasal bir çerçevesi, kalıcı bir niteliği olmalı” diyor. 

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir