Balerinler yine dansetsin

Kuğulu Park’a gelip de yüzünüzü Cinnah Caddesi’ne çevirdiğinizde bir masal noktası; Su Perilerinin Dansı – Balerinler heykelini görüverirsiniz.

Yazar Hakkında

Mimar | + Yazarın diğer yazıları

15 Mart 1970 Mersin doğumlu. 1988’de Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne ve şehre öğrenci olarak geldi. O günden bu yana mesleki disiplini ve kent, politika, kentin sosyolojik kimlikleri ve hakları alanında emek üreten dernek, örgüt, platform ve yapılarda bir köşede durmaya çalışır. Solfasol Gazetesi kurucularındandır (artık dışındadır) ve Zıtlar Mecmuası kent web-medyası ekibindendir.

Ankara’nın saymakla bitmeyecek bellek noktaları içinde, temas edilen ve izi kalan 3 yer; Ulus Heykel, Kızılay (Güvenpark) ve Kuğulu Park. İşte bu 3 bellek noktasının ucunda bir heykel; “Su Perilerinin Dansı”. Kuğulu Park’a gelip de yüzünüzü Cinnah Caddesi’ne çevirdiğinizde göreceğiniz bir masal noktası. Katlı kavşak yapıldıktan ve suyu kesildikten sonra o köşede sessizce duruyor.

Balerinlerin yeniden dansetmesi, suyun ışıltısıyla buluşmaları ve kuşların uğrağı olması adına #vanayıaçın diyoruz ve sözü önce heykelin yaratıcısı Metin Yurdanur’a, sonra görüşlerini aldığımız semtli ve kentten insanlara bırakıyoruz.

Heykeltraş Metin Yurdanur (Foto: Mahmut Turgut)

“Su Perilerinin Dansı”nın yapım ve yerine konma hikayesini aktarır mısınız? 

Rahmetli Doğan Taşdelen Çankaya Belediye Başkanı’yken, belediyenin önerisi ile hayata geçti. 1990 yılında ilk olarak Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Heykeli’ni yaptım Çankaya Belediyesi’ne, 10 Aralık’ta açılışı yapıldı. 1991 yılı Aralık ayında, yüz bin maden işçisi ve aileleri birlikte sendikal hakları için yürüyüşe geçtiklerinde Ankara’ya sokulmadılar. Çankaya Belediyesi “Biz sembolik olarak madencileri Ankara’ya getireceğiz” dedi ve Olgunlar Sokak’ta camlara kazma sallayan madenci heykelini yaptık. 

Cinnah Caddesi’nin girişinde, girerken sol tarafında bir polis noktası vardı 80 darbesinden sonra, 10-11 yıl kadar. Belediye yetkililerinin çabası ile polis noktası –orada böyle bekliyorlardı silahlı külahlı– kaldırılarak, Su Perilerinin Dansı – Balerinler heykeli kondu.

Durağan bir heykel değildi, hareketliydi. Su fıskiyelerini 30 yıl öncesinin teknolojisi ile hayata geçirdik. 12-13 yıl kadar sürdü ömrü. Ta ki Melih Gökçek Belediyesi, Kuğulu Kavşağı’nı alt-üst edip, yok edinceye kadar. Ulus’tan Cinnah Caddesi girişine kadarki Atatürk Bulvarı, Ankara’nın önemli çekim merkezi o süreçte çok hırpalandı (1994 Mart, 2017 Ekim arası). Aslında burada, –heykelin yok edilmesi bir semboldür– esas yok edilen Cumhuriyet’in, 1923 devriminin kazanımlarıdır.

Ulus Heykel’den Köşk’e kadar çıkan çok önemli bir tarih aksımız var, Atatürk Bulvarı. Bu akstaki diğer heykelleriniz ve kamusal alandaki heykellerin kent yaşamına etkisi üzerine neler dersiniz?

Ulus’taki Krippel’in yaptığı Zafer Anıtı’ndan, Cinnah Caddesi girişindeki Su Perilerinin Dansı heykeline kadar ki eserlerimi sayarsam;

  • Radyoevi’nin karşısında Cumhuriyet Parkı’nda; Mustafa Sarısözen anıt heykeli
  • Kültür Bakanlığı’nın duvarında büyük, 30 metre uzunluğunda bir Türkiyemiz heykeli (2010 yılında yaptım, rölyefin tabanına 20 cm yüksekliğinde çalılar diktiler. Şu anda çalılar büyüdü ve rölyefin yarısını kapatmış durumda. #vanayıaçın gibi, #çalılarıkesin gibi bir kampanya başlatmalı)
  • Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin bahçesinde bir Atatürk Anıtı 
  • Adliye Sarayı’nın bahçesinde, bronz döküm, 1995 yılında yaptığım, Atatürk ve Hukuk anıtı
  • Abdi İpekçi Parkı’na gelince Eller heykeli
    Eller heykeli Ankara’nın ‘ilk sivil heykeli’ sayılıyor Ankara’da o zamana kadar meydanlarda, kamusal alanda resmi olmayan bir heykel yok. Atatürk, Kurtuluş Savaşı gazileri, devletin yaptırdığı sanat eserleri var. 
  • İnsan Hakları Heykeli Yüksel Caddesi’nde
  • Olgunlar Sokak’ta, Madenci Heykeli

O da büyük bir yara; camları kırık durumda, bakımsız. Sözlü olarak uyarmamıza karşın yetkilileri; ne camlar yeniden yapıldı, ne çevresi temizlendi. 

Kendi içerisinde kendisini tanıtan/tanımlayan ve insanlarla ilişki kuran birer semboldür hepsi. Tam bir ilişkisi vardır kentliyle, fotoğraf çekilmiştir, üzerine tırmanılmıştır… Eller heykelinin bulunduğu Abdi İpekçi Parkı’nda tüm sivil toplum örgütleri, solcusu, sağcısı kendisini ifade etme hakkına sahipti. 10 yıl önce o alan toplantı ve gösteriye yasaklandı. İnsan Hakları Heykeli’nde insanlar kendisini ifade ediyordu, orası da 3-4 yıl önce yasaklandı. 

Çalışma(ları)nızın yerle ilişkisi ve zaman içindeki gelişmeler bozulmalar için neler dersiniz?

İnsanların akşamları çocuklarıyla yürüyüşe çıktığı, gençlerin/sevgililerin el ele gezindiği o olağanüstü Atatürk Bulvarımız bat-çık kavşaklar yapılarak yok edildi. Herkes AVM’lere tıkıldı, oralar da mikrop yuvası oldu.

Terk edilmişliği, yalnız bırakılmışlığı, ötelenmişliği, itilip-kakılmışlığı, boynu büküklüğü, kadük bırakılmışlığı, gözden düşürülmüş, karanlığı gözlemliyorum heykelimizi her gördüğümde, güzel yılları özlüyoruz. 

Sosyolojiden, toplumsal gelişmeden ayrı düşünülemez sanat eseri. Onunla iç içedir. Çünkü her bir sanat eseri birer semboldür. Siz belediye olarak istediğiniz kadar yapı yapın, yalnızca semboller kalır. Vedat Dalokay’dan geriye sadece Hitit Heykeli, efsane belediye başkanı Ali Dinçer’den geriye Eller Heykeli kaldı. İnsan Hakları Heykeli eşittir Doğan Taşdelen’dir.

Geldiğimiz noktada heykelin su sisteminin çalışmıyor oluşu üzerine neler dersiniz?

Boyuna bir şeyler oluyor; basın yazıyor, sosyal medya kaynıyor. Boyuna bağırıyor @ankaraapartmanlari ve siz arkadaşlar; ‘vanayı açın da balerinler dans etsin, sular kıvrıla kıvrıla eşlik etsin onlara’ diye. 30 yıl öncesinin teknolojisiyle Metin Yurdanur, sanatçı olarak bu heykeli başardı. 30 yıl sonra belediye artık 2020 olanaklarıyla bu su vanasını açmalı. Teknoloji 30 yıl önce daha mı ilerdeydi yani..!

Sanatçıya “Metin Bey, bizim bir sorunumuz var. Orada bir heykel yapmışsınız 30 yıl önce. Ne olacak bu, çalışmıyor. Gelin bakalım bir çaresine” teklifinde bulunursun. Bekliyorum. Zaten bir tadilat yapılacaksa iznimle yapılması gerekiyor telif hakları yasasına göre.

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir