Haberler

Ayrancı Semt Meclisi’nin kapsayıcılığı

Ayrancı Semt Meclisi adında bir Whatsupp grubumuz yok, Facebook hesabımız yok, Twitter ve Instagram hesabı yok.…

Ayrancı aşkına: OAK Coffee

Bize Ankara’yı Ayrancı sevdirdi. Biz de OAK Kafe’nin atölye çalışmaları, toplantılar ve söyleşilerle yaşayan bir yer…

10 bin yıllık gelenek: Aşure

Köken tartışmalarında kiminin Arapçadan, kiminin İbraniceden geldiğini savunduğu Aşura, genel kabul olarak Muharrem ayının 10. günü…

Ankara’nın sel ile tanışıklığı: 1957 sel felaketinden bugüne, ne değişti?

Bir zamanlar her yağmur yağdığında “Kayaş’tan Hatip Çayı ile sel gelecek” diye paniğe kapılan Ankaralılar, yakın…

Gluten-Free pazarı: Nasıl ele alınmalı, sağlığımızı nasıl etkiliyor?

2019 yılında 22 milyar dolar olan glutensiz gıda pazarının, 2026 yılında 36 milyar dolara ulaşması bekleniyor.…

Artık Ayrancı’nın bir ADA’sı var

“Ben açıkçası kahveden daha çok kitap satmaktan yanayım. Sattığım her kitap beni daha çok mutlu ediyor.…

Yazılar

Ayşegül: Kadınların özgürleşmesinin başlangıç noktasını önce evleri sonra da yaşadıkları semt olarak görüyorum

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi mezunu. Yüksek lisansını ve doktorasını aynı bölümde tamamladı.

Ayşegül Dalgıç

Ayşegül, 20 yaşında üniversite öğrencisi genç bir kadın:

“Toplumun her birimine farklı davranan kent, kadınlar için tabii ki daha zor bir mekan. Biz daha şanslı kesimdeyiz belki. Eski ve köklü bir mahalle olmasının getirdiği güven aşikar. İki buçuk yıldır Ayrancı’da yaşıyorum ve şimdiye kadar hiç dışarı çıkarken saat beni düşündürtmedi. Bunun sebebi Ayrancı’da yaşayan insan profili ve yaşam tarzı diyebiliriz. Sokakta yürürken gece ya da gündüzün güvenlik açısından farkını hissetmiyorum ancak aydınlatma zayıf.  Endişeye neden olacak herhangi bir şiddet olayına da şahit olmadım aslında. Ne yaşadığım apartmanda ne de sokakta kadına şiddete dair bir durum duymadım. Aynı zamanda mahallemiz şiddete kayıtsız kalmayacak kadar duyarlı. 

Seçimlerde muhtar adayları içerisinden kadın adaya özellikle oy verdim. Ailem ve çevrem de aynı hassasiyeti gösterdi. Karar alma aşamalarında ne yazık ki hala bir cinsiyet eşitliği söz konusu değil. Bundan dolayı her fırsatta hemcinslerimi desteklemeyi kendime görev edindim diyebilirim ancak yönetimde kadın figürünü de sadece bir dayanışma göstergesine indirgemiyorum. Özellikle yerel yönetimlerde kadınların fikri ve temsiliyeti güvenli, eşitlikçi ve kadının kendini gerçekleştirebileceği semt anlamlarını da taşıyor bence.” Ayşegül, “Kadın Dostu Kent” konusunda ise şunları paylaşıyor:

“Kadınların özgürleşmesinin başlangıç noktası olarak da önce evlerini sonra da yaşadıkları semtleri görüyorum. Aslında kentler çok çeşitliliği yaşatan barınaklardır. Yani kent bazındaki çözümü sadece kadınlarla ve kadın dostu olmakta aramak bana kalırsa son derece yetersiz. Yaşayan her şeyin dostu olmanın verdiği rahatlık ve huzuru aşılamak gerektiğini düşünüyorum. Ben karar alma ve uygulama süreçlerinde cinsiyet eşitliğinin amasız fakatsız karşılık bulduğu ve artık biz kadınların yaşamını iyi hale getirmek için değil zaten iyi olan hayatlarımızdan yaşadığımız yere neler katabileceğimizi tartıştığımız projeler öngörüyorum aslında. Semtteki kadınlar olarak şiddetin politik bir savaş haline geldiği bu noktada birlikte olmamız en kıymetlisi olacaktır. Ama yalnız kadın kadına değil erkek kardeşlerimizle, eşlerimizle, her sabah aynı saatlerde bizleri kaldırımlarda buluşturan köpeklerimizle… Bir şeyler elbette değişecek ve değişimin nerede kimlerle başlayacağına ancak değiştirenler karar verir. Ayrancılılar olarak önce kadının sonra herkesin emeğine, evine ve yaşamına sahip çıktığımız noktada sabahların ve kaldırımların hepimize eşit davranacağına inanıyorum.”

Ayrancı organik pazarı

Ayrancı Organik Pazarı, 2008 yılından bu yana organik sertifikalı, zehirsiz meyve ve sebzelerin yanı sıra bakliyat ve doğa dostu temizlik ürünlerini Ankaralılarla buluşturuyor.

Devamını oku

Belde: Toplumsal tüm eşitsizliklerin izini kentlerde de görebiliyoruz

Kentlerden kadınlar ve çocukların eşit yararlandıklarını düşünmüyorum. Ekonomik ve sosyal eşitsizlik kentlere ve kent mekanlarına da sirayet ettiğinden toplumsal tüm eşitsizliklerin izini kentlerde de görebiliyoruz.

Devamını oku