Belde: Toplumsal tüm eşitsizliklerin izini kentlerde de görebiliyoruz

Kentlerden kadınlar ve çocukların eşit yararlandıklarını düşünmüyorum. Ekonomik ve sosyal eşitsizlik kentlere ve kent mekanlarına da sirayet ettiğinden toplumsal tüm eşitsizliklerin izini kentlerde de görebiliyoruz.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Belde, Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora öğrencisi. Bir buçuk senedir Ayrancı’da yaşıyor:

“Kentlerden kadınlar ve çocukların eşit yararlandıklarını düşünmüyorum. Ekonomik ve sosyal eşitsizlik kentlere ve kent mekanlarına da sirayet ettiğinden toplumsal tüm eşitsizliklerin izini kentlerde de görebiliyoruz. Ayrancı için ise bugüne kadar yaşadığım yerlere göre bir değerlendirme yaptığımda, en rahat ettiğim yer olduğunu söyleyebilirim. Kendimi güvende hissediyorum. Hatta bazı hırsızlık olayları duysam da bu hissim değişmedi. 

Ulaşım açısından merkeze çok yakın olması avantaj ama Ayrancı otobüsleri uzun aralıklarla geliyor. Bu biraz can sıkıcı. Gece Ayrancı sokaklarında kendimi rahat hissediyorum ama sokaklar biraz daha iyi aydınlatılabilir. Sağlık hizmeti açısından Ayrancı’ya çok yakın özel hastaneler var ama bana göre o kadar yakın devlet hastanesi yok. Böyle bir hastanenin var olması iyi olabilirdi. 

Ayrancı’da çocuklu kadınlar için özel bir olanağın olduğunu düşünmüyorum. Kaldırımlar bebek arabaları için uygun değil, aynı zamanda engelli / tekerlekli sandalye kullanan insanlar için de uygun değil. Kreş ve gündüz bakımevleri ise çok gözüme çarpmadı açıkçası. Genel olarak Ayrancı’da kadınların rahat hissettiğini düşünüyorum ama bir de bunu çocuk sahibi kadınlara sormak, onların deneyimlerini öğrenmek gerek.”

Şiddet Hattı 183 vardı

“Sokakta, apartmanda bir şiddet olayına tanık olmadım. Şiddete maruz kalsam veya tanıklık etsem bildiğim kadarıyla şiddet hattı 183 vardı. Acil bir durumda polis de aranabilir. Böyle bir durumda iletişime geçilecek bir tür dayanışma ağının kurulması faydalı olur. Sadece Ayrancı için değil her yerde oldukça anlamlı ve bu konularda dayanışmayı güçlendiren bir şey olur.”

“Kadınların kentin tüm sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarından özgürce yararlanabildiği bir kent bana göre kadın dostu kenttir.”

“Kentlere ilişkin karar süreçlerine genelde kadınlar daha az dahil oluyor. Kadınların ve bugüne kadar bu karar mekanizmalarına dahil olamayanların karar süreçlerine dahil olması daha eşitlikçi ve özgür bir kent yaşamının ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Ayrancı’da kadın muhtarların olduğunu biliyorum ama onları tanımıyorum. Kadın muhtarların olduğu mahallelerde spesifik olarak şöyle bir fark ortaya çıktı diyemem. Ama burada daha rahat ediyor oluşumuza katkıları vardır muhakkak.

Bir kentin kadın dostu olması da yeterli değil, engelli dostu da olmalıdır. Güven içinde ve özgür hissettiğim, insanların birbirine saygı gösterdiği, kentsel düzenlemelerle de eşitlikçi olan, tüm dezavantajlı insanları göz önünde bulunduran ve kentsel yapıların asgari düzeyde estetik değerler içerdiği bir kentte yaşamak isterim. Biz kadınlar birlikte neler yapabiliriz konusunda ise net bir fikrim yok. Sadece, kadınlar bir araya gelerek kendi talepleri doğrultusunda yerel yönetimlere baskı yapabilir.”

Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir