Su deposundan sanat merkezine

Kente su dağıtan bir su deposundan kentin kültür sanat yükünü omuzlayan bir merkeze dönüşen Çağdaş Sanatlar Merkezi, sanat merkezi olmasının ötesinde ülkenin demokrasi ve özgürleşme tarihine katkısıyla da öne çıkıyor.

Yazar Hakkında

alinecatikocak@gmail.com | + Yazarın diğer yazıları

1967 Ankara doğumlu. Gazi Üniversitesi Ekonometri Bölümünden mezun oldu. 1995 yılından bu yana kendi firmasında yayıncılık yapmaktadır. 2014-2019 arasında Çankaya Belediyesi Meclis Üyeliği yaptı.

Ankara, cumhuriyetin ilk yıllarında aslında dereleriyle olduğu kadar susuzluğuyla da meşhur bir şehirdi. Sokak çeşmeleri ve kuyulardan sağlanan sular genelde dut ve kavak ağaçlarının yoğun olduğu bölgelerden gelirdi. 

Dr. Yalçın Ergir’in aktardığı bilgilere göre Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evinin de bulunduğu bağlar “Can Kaya” olarak bilenen Can Memba’nın yakınındaydı. Bu memba suyu aşağılara, şimdiki Sheraton Oteli’nin karşısındaki vadiden (Seymenler Parkı’nın yanındaki İran Caddesi) akar, Kavaklı Dere’den (Kuğulu Park’tan Tunus Caddes’ini izleyerek) İncesu’ya karışırdı. Bu yıllarda bu alan bağ evleri ve kerpiç evler bulunan bir bölgeydi. Evlerdeki musluklardan suyun akması için 1936’yı beklemek gerekti. 

1926 yılında inşaatına başlanan ASKİ’ye ait su deposu

120 tonluk depo

1926-1928 yılları arasında Çankaya’yı beslemek için önce Alman Sefareti karşısında bir tulumba istasyonu ile 120 tonluk depo inşa edilmişti. İnşaatına 1926’da başlanmış ve 1928 yılında tamamlanarak 1930 başlarında hizmete alınmıştı. Daha sonraki yıllarda Kavaklıdere deposundan beslenen alanların genişlemesine koşut olarak kapasitesi de artırıldı.

Çubuk Barajı 1936 yılı sonlarında devreye alınıp yüzeysel göl suları “su süzgeci”nde arıtılıp kente verildikten sonra arıtılmış içme suyu önce Beştepe’deki sonra Devlet Demir Yolları’ndaki depolara, oradan da Kavaklıdere deposuna aktarıldı.

Kurtboğazı Barajı’nın tamamlanması (1967) ve İvedik İçmesuyu Arıtma Tesisi’nden kente su verilmeye başlamasından Kavaklıdere Deposu’nun devre dışı bırakılmasına kadar olan zaman diliminde buradan doğrudan beslenen yerler içerisinde Gaziosmanpaşa, Ayrancı ve Küçükesat dağıtım depoları ile Kavaklıdere, TBMM, Rusya Büyükelçiliği ve Ankara Oteli yer alıyordu.

Kültür merkezi olması şartıyla bedelsiz olarak belediyeye tahsis edildi

Su deposunun bulunduğu alan Ankara Anakent Belediyesi bünyesindeki ASKİ’ye aitti. Su depoları kaldırılıp da bu alan işlevini yitirince burası farklı projelerle gündeme geldi. 90’lı yılların başında Ankara Anakent Belediye Başkanlığı lojmanı için de yer aranıyordu ve su deposunun bulunduğu bu arsa da gündemdeydi. ASKİ’nin elindeki bu parseli, dönemin Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen, kültür merkezi yapmak amacıyla Ankara Anakent Belediye Başkanı Murat Karayalçın’dan talep etti. Karayalçın’ın da projeyi olumlu karşılamasıyla belediyenin elindeki en kıymetli arsalardan biri kültür merkezi olması şartıyla bedelsiz olarak Çankaya Belediyesi’ne tahsis edildi.

Sonunda Taşdelen’in girişimi ve Karayalçın’ın özverisiyle tüm Ankara’nın beklentilerini karşılayacak ve gelecek nesillere taşınacak örnek bir kültür merkezi olması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

Pek çok aydın ve sanatçıya kucak açıyor

Proje için ise ‘bir yarışma mı açılsın yoksa biran önce işe başlayalım mı’ tartışması gündemdeydi. Sonunda yarışmadan vazgeçilerek mimarlar Erdoğan Elmas ve Zafer Gülçür tarafından 1994 yılında proje tasarlanmaya başlandı. Yapılan ilk proje, içinde büyük bir sinema salonu barındırsa da inşaat aşamasında maliyetleri katladığı için sinema salonundan vazgeçildi ve otoparka dönüştürüldü.

Temel atma töreni

İnşaatı Oyak tarafından üstlenilen merkezin açılışı ise 1998 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından yapıldı ve o günden bu yana Ankara’nın kültür sanat yükünü önemli ölçüde omuzlamış bu merkez, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in ifadesiyle “bir sanat merkezi olmasının ötesinde ülkenin demokrasi tarihine, özgürleşme tarihine de katkısı olan bir yer” oldu; pek çok aydının fikirlerini paylaşacak alan, sanatçıların eserlerini sergileyecekleri salon bulamadığı dönemlerde onlara kucak açtı.

ÇSM’nin açılışı 1998 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından yapıldı

Türkiye’nin başkenti Ankara’nın en önemli ilçesi Çankaya’da 1989-1999 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve geçtiğimiz temmuz ayında vefat eden Doğan Taşdelen’in adı da artık görev döneminde yaptırdığı Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yaşayacak. Taşdelen’in en büyük eserlerinden biri olan, Ankara’nın yakın dönem kültür ve sanat tarihinde özgün bir yer edinmiş Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin adı, Çankaya Belediye Meclisi’nin oybirliği ile aldığı kararla “Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi” olarak değiştirildi. 

Yeni adıyla açılışı 3 Ekim 2020 tarihinde yapılan sanat merkezimizin daha nice yıllara kültür ve sanatı taşımasını diliyoruz.

3 Ekim 2020’de Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi adıyla yeniden açılış yapıldı.
Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir