Bir şehir yürümeden nasıl keşfedilebilir ki?
İsmim Sema Alemdar, 92 Ankara doğumluyum. Anıttepe’de doğup büyüdüm. Benim çocukluğumda mahalle olarak da çok güzeldi burası. Gazetecilik okumayı çok istiyordum fakat halkla ilişkiler okudum. Medyaya hep ilgim oldu. Şimdilik sosyal medyadan ilerlemeyi düşünüyorum. Hamamönü ve Ulucanlar civarında doğup büyüyen, eski Ankara tarihine hakim anne-babam var. Çok şanslıyım onlardan dolayı, çok hikaye var onlardan edindiğim.
@sehrinrotasi hesabında insanlara “göstermeye çalıştığım” şeyler var
@sehrinrotasi hesabını açalı altı yıl kadar oldu. İnsanların işine yarayacak fikirler, işine yarayacak öneriler sunmak amacıyla çıktı. Parası olan insanlar mutlaka gidecek yerler, yeni mekânlar buluyorlar fakat orta halli kesimin bütçesini zorlamayacak seçenekler bulmakta zorlandığını görüyorum. Ben de onlardan biriyim. Ben de gittiğim mekânları seviyorsam ve orada bir samimiyet yakalıyorsam gitmeye devam ediyorum. Gittikçe ahbap olurum. Arkadaşlarımı, çevremi de götürüyorum. Kendim çok para harcamadan yapılabilecek şeyleri yapıyorum, sayfada da bunlar var. Burada çoğunlukla insanlara “göstermeye çalıştığım” şeyler var.
Biraz keşif biraz sokak fotoğrafçılığı
Tabii şu anda arayışlar çok çeşitlendi; çocuğumla nereye gidebilirim ya da evcil hayvanımla nereye gidebilirim gibi. Ben bunları keşfederek sunabilirim dedim. Buradan yola çıkarak biraz keşif sayfasına dönüştü. Ankara’nın her sokağını yürüyerek keşfetmeyi, fotoğraflamayı sevdiğim için sokak fotoğrafçılığından yola çıktık birazda. Terk edilmiş eski bir binayı keşfetmeyi ve onun tarihini öğrenmeyi seviyorum. Fotoğraflamayı da seviyorum.
Anıtkabir olmadan olmaz
Mahallemin sokaklarını severim. Her yerinin park olmasını severim. Her yere kolayca yürüyerek ulaşabilmeyi severim. O yüzden benim için önemli bir yer ve de Ankara’nın tam merkezi olduğunu düşünüyorum. Orada doğup büyüdüm, orada okudum. Okullarım hep oradaydı. Hiç ayrılmadım. Anıttepe civarında Mebusevleri, Anıtkabir, Bahçelievler’in eski sokakları, ağaçlarını çekiyorum. Ayrancı da çok güzel ama benim için Ankara’nın en güzel yeri Anıttepe’dir ve Anıtkabir bunun en önemli sebebidir.
Yürümekle aram iyi ama flanör değilim
Her yere yürüyorum. Neredeyse Ankara’nın bir ucundan diğer ucuna bile yürürüm. Ankara daha düz bir yer olsaydı hayat daha kolay olurdu benim için. Kendimi flanör olarak isimlendirmem. O başka bir şey bence sanırım. Yani benim yaptığım o değil diye düşünüyorum. Bütün sayfa yürümek üzerine değil. O yüzden öyleyim diyemem.
Sayfamda şu anda walking vlog (yürüyüş videoları) çekmeye çalışıyorum. Ankara’nın yürüme rotaları gibi. Yani yürümek eşittir keşfetmek gibi benim için. Bir şehir yürümeden nasıl keşfedilebilir ki? Sanırım bu bana babamdan geçmiş. Yurt dışına çıkma fırsatımız oldu ailemle. Kalacağımız yere yerleşir yerleşmez babamla çıkıp hemen şehri keşfetmeye başlarız. Ve tabii ki yürüyerek. Yani uzak bir yere gideceksek de bir tren, tramvay bileti alıp onunla gitmeyi tercih ederiz. Ama mutlaka ara sokakları bir yürürüz. Babam beni küçüklüğümden beri öyle yetiştirdiği için sanırım ben de o şekilde keşfetmeyi seviyorum.
Bütün şehirleri keşfetme merakım var ama tabii ki Ankara’nın hissi başka. Herkesin anlayamadığı o his var ya “İstanbul ile Ankara’yı karşılaştırıp Ankara’yı önde tutanlar” ve kimsenin bunu anlayamadığını söylemesi falan. Ankara gerçekten bir his bence. Yeri çok farklı ama her şehri keşfetmeye yönelik bir ilgim var.
Ankara benim hüznümü besliyor
Ben hüznü biraz seviyorum. Benim hüznümü besliyor Ankara. O yüzden önemli sanırım benim için. Sürekli kapalı bir havası var. Daha tek düze, daha düzenli, daha kurallı diğer şehirlerde olmayan karamsar bir şehir Ankara. Ankara kendini kimseye anlatmak durumunda hissetmiyor, bunun reklamını yapmıyor, bunu öyküleştirmiyor. O yüzden herkese hitap eden bir şehir de değil. Sevenler yeter diye düşünüyorum.
Burada yapacak hiçbir şey olmadığını söyleyip, Ankara’yı sevmeyen çok arkadaşım var. Sayfa biraz da onun için var. Çünkü yapacak bir sürü şey sunuyoruz insanlara.
Benim sayfamı takip edip bu sayede sevdiğini söyleyenler var. Ben samimiyete çok önem veren biriyim. Bunu vermeye çalışıyorum. O yüzden mesela devamlı bir mekân paylaşımı yok, bir sürü başka şey daha var.

Takipçilerim genellikle Ankara dışından
Takipçiler genellikle Ankara dışından ve Ankara’ya taşınmadan önce beni bulanlar. Ankara’ya gelmek üzere olan öğrenciler. Onlara hep mesaj üzerinden ev bulmalarında, hangi civarlarda oturabilecekleri konusunda yardımcı olmaya çalıştım. Bugüne kadar hep böyle bir misyonum oluştu.
Ankara dışından bir arkadaşım gelecek günübirlik onu nerelere götürmeliyim gibi çok sorular alıyorum. Sayfada da bunlara yardımcı olacak şeyler var. Aslında dürüst olayım, isminin “Şehrin Rotası” olmasının sebebi sadece Ankara’yla sınırlı değil her yere taşmayı istememden kaynaklı.
Bunu bir iş gibi görmediğim için planlı yapmıyorum. Mesela her hafta sonumu ayırmıyorum. Spontane de gelişiyor. İş çıkışı mesela Tunalı’dan Kızılay’a yürürken bir şeyi fotoğraflayıp o akşam bir içerik oluşturabilirim.
Ne kadar çok insana fikir verirse o kadar mutlu olurum. Yani büyük işbirlikleri ya da çok para kazanmak gibi hedeflerim yok. Böyle bir hedefim olsaydı 6 sene içinde zaten sayfa oralara gelirdi diye düşünüyorum. Dünyada ne kadar çok yeri keşfedebilirsem ve insanlara bunu sunabilirsem o beni mutlu eder.
Ayrancı denilince “Antika Pazarı”
Benim için yine yürünüp keşfedilmesi gereken sokaklar ve mekânlarla dolu Ayrancı. Aklıma ilk gelen şey Antika Pazarı. O kadar bağdaşmış ki semtle. Aynı şekilde Atakule Ankara’nın simgesi, önce benim keşfetmem lazım. En son bir Tunalı rotası paylaşmıştım. Ayrancı için de bunu yapmamla ilgili mesajlar alıyorum. Şu anda bunun üstüne çalışıyorum.
Asla vazgeçemem dediğim yerler var
Kızılay’da sürekli gittiğim Ankara Kültür Evi. Benim için yeri çok özeldir, uzun yıllardır gidiyorum. Onun dışında Mebusevleri’ndeki Ören Sokak benim için önemli. Bir de Ördekli Park ve Kızılcık Sokak. Vazgeçemem dediğim yerler bunlar.
Ankara’ya ilk kez gelenlere önerilerim
Biri Tunalı Hilmi Caddesi. Çok hareketli bir yer. Başka bir yer önermezdim herhalde. Ankara Kalesi, müzeler olduğu için. Ve tam meydandaki kahveci. Daha birkaç gün önce oradaydım. Yemek için kale’de Kebapçı Emin Usta. Keşfedilmesi için Yahudi mahallesi derdim son olarak.
Ankara’yla ilgili takip ettiğim hesaplar
“Ankara Gusto”yu seviyorum. “Duyuru Ankara” var takip ettiğim. “Ankara’da ne var” hesabı da bence orijinal içerikler paylaşıyor. Ben ona önem veriyorum çünkü. O yüzden orijinal hesaplar önemli. “Lavarla”yı seviyorum. Bir de “Ankara Apartmanları” diye bir sayfa var, onu seviyorum.




