Ayrancı organik pazarı

Babamın çiftçi olması nedeniyle kendimi hep ayrıcalıklı hissetmişimdir. Çocukluğumun tarlada geçmesi doğa ile her zaman sıkı bir bağ kurmamı sağladı. Ekolojik yaşam ve beslenme ile de yollarımız üniversitede kesişti.  Üniversite yıllarında tanıma fırsatı bulduğum Güneşköy bana ekolojik yaşamın kapılarını araladı.

Ayrancı Semtiyle tanışma hikayem, Kırıkkale Hisarköy’de bulunan Güneşköy’e gitmemle başladı. Komşu çiftlikteki Nazlı ve ailesinin ürettikleri organik ürünleri Ayrancı Organik Pazarı’na götürdüklerini duydum. Aşağı Ayrancı’daki pazar yerine kurulan Ayrancı Organik Pazarı, 2008 yılından bu yana organik sertifikalı ürünleri Ankaralılarla buluşturuyor. Zehirsiz meyve ve sebzelerin yanı sıra bakliyat ve doğa dostu temizlik ürünleri de bulabiliyorsunuz. Gıda ve iklim krizlerinin çözümünde yerel üreticiden alışveriş yapmanın önemi biliniyor. Ayrancı organik pazarı tamamen yerel üretici pazarı olmasa da burada satılan ürünlerin çoğunluğu Ankara’nın yerelinde veya yakın şehirlerde yetişen sebze ve meyvelerden oluşuyor.

Ayrancı Organik Pazarı

Ayrancı organik pazarı pandemi öncesinde pazar günleri saat 07:00’de kuruluyordu. Ancak şu an uygulanmakta olan hafta sonu sokağa çıkma yasakları nedeniyle Perşembe gününe alındı. Sağlıklı ürünler bulabileceğiniz bu ayrıcalıklı pazara bilinçli tüketiciler tarafından gösterilen yoğun ilgi beni heyecanlandırıyor. Diğer pazarlardaki gibi gün içinde giderseniz birçok ürünü bulamayabilirsiniz. Çünkü sabah 09:00 civarında yeşilliklerin ve yumurtaların çoğu bitmiş oluyor. 

Bu pazarın güzel bir yanı hem üreticinin hem de tüketicinin bilinçli bir topluluktan oluşuyor olması kanımca. Bu insanlarla tanışmak ve hal hatır sormak da bence sağlıklı beslenme yönünde atılan bir adımdır. Birkaç hafta üst üste pazarı ziyaret ettiğinizde pazar esnafıyla yavaş yavaş kaynaşmaya başlıyorsunuz. Üreticileri ve ailelerini, çocuklarını, köylerini tanımaya başlıyosunuz. Tarlada neler olup bittiğini, üreticileriniklim krizinden nasıl etkilendiğini, bu yıl geçen seneden farklı hangi ürünlerin olduğunu dinleyebiliyorsunuz. Organik ürünlerin endüstriyel tarım ürünlerine göre sağlık üzerine nasıl etkilerinin olduğu ile ilgili bir sohbette bulabiliyorsunuz kendinizi. 

Organik ürünlerin sağlık etkisinden bahsetmişken bugün elimizdeki veriler 2 milyardan fazla insanın obez veya kilolu olduğunu gösteriyor. Obezite, yakın tarihteki en önemli  önlenebilir halk sağlığı krizi olarak tanımlanmaktadır. Bu durum aslında yetersiz beslenme anlamına gelmektedir. Kişilerin işlenmiş paketli ürünlere erişimi kolayken,  zehirsiz  sebze ve meyveye erişimleri zordur. Ucuz olduğu için tercih edilen bu pestisitli, kimyasal katkılı, paketli ürünler bireylerin ve toplumun sağlığına olumsuz etkileri ve bu etkileri gidermek için yapılan harcamalar düşünüldüğünde çok daha pahalı ürünlerdir.  Ürünler kişilerin hormonal sistemlerini ve bağırsak floralarını  olumsuz yönde etkilemektedir.  Artan kanser vakaları tarım zehirlerinin kullanımın artmasıyla  bağlantılı olduğunu gösteren oldukça çok çalışma bulunmaktadır. Pestisitlerin insan sağlığına zararları  bilimsel çalışmalarla açıkça ortaya konmuştur. 

Mevsimsel ve zehirsiz ürünler kişinin bütünsel sağlığı için oldukça kıymetlidir. Çocukların  bağışıklık sistemleri oluşamadan daha tarım zehirlerine maruz kalmaları kronik hastalıklara yakalanma risklerini arttırmaktadır. Çocuklarda, yüksek seviyelerde pestisitlere yanlışlıkla maruz kalma, çocukluk çağı kanserleri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve otizm ile ilişkilidir. 1,139 çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada, en düşük idrar seviyelerine sahip olanlara kıyasla, en yüksek pestisit düzeylerine sahip çocuklarda DEHB riskinin% 50-90 arttığını bulmuştur. Pestisitler  gelecekteki sağlıklı nesillerin oluşumunu engellemektedir. 

 Uluslararası Pestisit Eylem Ağı (PAN) Koordinatörü Kristin Schafer zehirli meyve ve sebzelerin üreticiye olan etkilerini de şu şekilde belirtiyor: “Pestisitler, yiyeceklerimizi üretenlerin (çiftçilerin)  kabul edilemez zehirlenmesine neden oluyor, aynı zamanda kanser gibi kronik sağlık etkilerine ve biyolojik çeşitliliğin çökmesi gibi ekolojik etkilere neden oluyor.

Temiz gıda üretimine geçmek ve küçük üreticilerin desteklenerek zehirsiz ürün üretmelerini teşvik etmek için organik pazarların önemi ortadadır. “Tarladan çatala gıda güvenliği” sözü yerine “Topraktan çatala gıda güvenliği” sistemini benimsemeliyiz. 

Organik pazar sağlık ve çevre faydalarının yanı sıra, her hafta pazar dönüşü eve getirdiğim yiyecekleri dolaba dizerken aklımdan geçenler genelde şöyle oluyor: “Kahvaltıda yiyeceğim marul Ayşe Teyze’den, yumurtalar ise Ahmet Abi’den. Akşam yemeğine pişireceğim kereviz Mehmet Abi’nin Güdül’deki bahçesinden.” Bunları düşünmek iyi hissetmemi sağlıyor. Çünkü insanlar sadece gıdanın içerisinde bulunan makro ve mikro besin ögelerini alarak sağlıklı olmazlar. Yiyeceğin kokusu, görünüşü, lezzeti, mevsimi, kimin ürettiği, alışkanlıklarımız ve yiyecekle ilgili olan anılarımızın hepsi bizim için önemlidir. 

Pazara gitmek bunların hepsini kapsayan bir kültürdür. Aşağıdaki fotoğrafa baktığımızda gökkuşağını yediğimizi düşünebilir ve her mevsimde farklı tonların hakim olduğu yeni fotoğraflar çekebiliriz. 

Pazardan aldıklarımla yaptığım bir tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Pırasalı Lor Salatası

Pırasalı Lor Salatası

2-3 adet pırasa
1 adet kuru soğan(isteğe bağlı)
1 kase lor peyniri
1 YK zeytinyağı

Tarif; Yukarıdaki malzemeleri yıkayıp doğrayınız. Daha sonra tavanın içerisine yağı,baharatları,soğanları ve pırasayı ekleyerek hafif kavurunuz. Yağı ateşte yakmadan sebzeleri hafif sotelemek pişirdiğiniz yemekteki vitamin ve mineral kaybını azaltır. Daha sonra sıcak sıcak lor ekleyerek karıştırınız. Kızarmış ekmeğin üzerine koyarak sabah kahvaltısında tercih edebilirsiniz. Afiyet olsun! 

Kaynak;

Pesticide Exposure in Children, American Academy of Pediatrics 2012(https://pediatrics.aappublications.org/content/pediatrics/130/6/e1757.full.pdf

Environmental chemical exposures and autism spectrum disorders: a review of the epidemiological evidence, (https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25199954/)

Obesity and overweight, World Health Organization( https://www.who.int/ )

Attention-deficit/hyperactivity disorder and urinary metabolites of organophosphate pesticides, (https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20478945/)

Fotoğraflar: Hatice Avcı