Macaristan Büyükelçisi Viktor Mátis: “Türkiye ikinci memleketim, Ankara ikinci evim oldu”
Türkiye ikinci memleketim, Ankara da ikinci evim oldu. Kentin bazı köşelerini çok iyi bilirim; fırsat buldukça yürümeye ve gezmeye çalışıyorum. Ankara benim için hâlâ keşfedilmeyi bekleyen ve hayatımı en olumlu yönde etkileyen bir şehir. Hatta ikinci oğlum Ankara’da dünyaya geldi. Bu nedenle Ankara’nın ailemizde her zaman çok özel bir yeri olacak
Kentsel dönüşüm Ayrancı’yı değiştirirken semtin ruhunu korumak
Kentsel dönüşüm her sokakta kendini iyice gösteriyor, Ayrancı değişiyor. Sizce semtin ruhunu korumak için ilk olarak neyi savunmalıyız? Ayrancı’da yaşadığınız sokağın, mahallenin geleceği hakkında karar verme yetkiniz olsa, semtinizde nelerin korunmasını, nelerin değişmesini isterdiniz?
Kent hakkı odağında semti savunmak
Bir semt sadece binalardan ibaret değildir; hafızadır, ilişkidir, hayattır. O sokaklarda kurulan bağlar, paylaşılan anlar ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeler kentin gerçek dokusunu oluşturur. Ama bugün her yıkılan evle birlikte sadece bir yapı değil, bir yaşam biçimi de siliniyor. Şimdi semt güzellemelerinin ötesine geçmeye ihtiyacımız var. Mekânsal adaleti savunan bir yeni kentsellik bilincine ihtiyacımız var. Ayrancı’daki bir apartman bahçesinin sadece o apartman sakinlerine değil, tüm şehrin ekolojik ve sosyal dengesine hizmet ettiğini bilmeliyiz.
AYRANCI FEST 2026
Ayrancı Festivali’nin 3.’sü 13-29 Ekim tarihleri arasında kafelerde, parklarda, tiyatro ve etkinlik sahnelerinde tamamı ücretsiz olarak gerçekleşecek.
Ayrancı “Sünger Semt” olabilir mi?
Ayrancı’da mesele yalnızca suyu hızla uzaklaştırmak değil; onu doğru yerde tutabilmek. Her yağmur damlasını kaynağında yakalayan ‘sünger semt’ yaklaşımı hem iklim krizine uyum sağlamak hem de daha dirençli bir kent yaşamı kurmak için güçlü bir fırsat sunuyor. Bu dönüşüm, büyük projeler kadar gündelik ve yerel adımlarla da mümkün.
Su hakkı kökten çözümleri gerektiren bir haktır
Su yalnızca doğal bir kaynak değil, temel bir insan hakkı. Ancak milyarlarca insan hâlâ güvenli suya erişemiyor. Kent hakkı mücadelesiyle kesişen su hakkı, ticarileşmeye karşı yaşamı savunan en kritik küresel mücadelelerden biri olarak öne çıkıyor.
