Ankara’nın yeni kültürel “hâl”i: Esat Hâl’de neler oluyor?

Ankara’nın sosyal hafızasında derin izler bırakan, 1980’li yılların o meşhur Küçükesat Semt Pazarı ve Çarşısı, işlevsiz ve bakımsız bırakıldığı yıllardan sonra bugünlerde bambaşka bir hikâyeye hazırlanıyor. Bir zamanlar bölge halkının en uğrak yeri olan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) liderliğinde, Türkiye’deki “kentsel demokrasi” ve “yerel kültür yönetimi” alanlarında yeni bir sayfa açacak olan “Esat Hâl” projesine dönüşüyor.

Bu proje; alışılagelmiş belediyecilik anlayışının ötesine geçerek mülkiyeti kamuda kalan, ancak yönetim haklarında sivil topluma ve kültür üreticilerine alan açan karma bir yapıyı, bir “müşterekler” modelini Ankara’nın kalbine yerleştiriyor.

Sanatın ve hafızanın buluşma noktası

Esat Hâl’in sunduğu bu yeni “hâl,” çok katmanlı bir yaşam alanı vadediyor. Mekânın içinde yer alan ve ABB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi’nin oluşturduğu “Ankara Kültür” markası altında kurulan sanat galerisi, kapılarını 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde açacak. Rahmi M. Koç Müzesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek ve değerli sanatçı Nevide Gökaydın’ın eserlerini sanatseverlerle buluşturacak bu açılış sergisi, yaklaşık iki ay boyunca ziyarete açık kalacak. Kentin bu yeni sanat galerisi; açılış sergisi sonrasında ise yine kentte heyecan uyandıracak sürpriz programlarla yoluna devam edecek.

Gençler için çalışma alanları ve çok değerli bir kütüphane

Hâlin 14.250 m2’lik alanı, sadece alışveriş yapılan bir yapı sunmayacak; burası bizzat sanatsal üretimin, akademik araştırmaların ve kültür alanıyla ilgili tecrübe aktarımlarının yapıldığı da bir merkez olacak. Esat Hâl içinde bu amaçlarla kurulan ve belediye birimlerine bağlı mekânlar yer alacak. 

Ankara Kültür’e bağlı olarak kurulan sanat atölyesinde, özellikle üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerine hazırlanan gençlere yönelik ücretsiz kurslar verilecek. ABB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi’ne bağlı olarak hizmet verecek ve Prof. Dr. Ruşen Keleş’in adını taşıyacak kütüphane, Sayın Keleş’in bağışladığı değerli koleksiyon sayesinde eşsiz bir araştırma alanı sunacak. Yine Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi’nin açacağı Genç Akademi’ye gelen gençler; geniş çalışma alanlarını kullanabilecek. Hatta buraya gelen gençlerin Esat Hâl içindeki paydaşlarla iş birliğinde dahil olacakları; kültür yönetimi, etkinlik planlama ve proje yazımı gibi alanlarda gerçek tecrübeler kazanacakları özel programların hayata geçirilmesi de hedefleniyor.  

Yerel üretim ve yerli markalar

Hâl içerisinde, Ankara’nın UNESCO Öğrenen Şehirler Küresel Ağı’na girmesini sağlayan en önemli projelerden olan BELMEK kurslarında üretilen el emeği ürünlerin sergilendiği bir teşhir alanı da yer alacak. Ayrıca projenin bir kısmını, büyük çoğunluğu kadın girişimciler tarafından kurulan yerel gastronomi markaları oluşturacak. Bu sayede Esat Hâl, Ankara kökenli yeni markaların desteklendiği bir kuluçka merkezi işlevi de görecek.

ABB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu

Yönetim yaklaşımının restorasyonu

Bu dönüşümün en dikkat çekici yanı; Esat Hâl’in yeni bir “kültür yönetimi” yaklaşımı sunması. Taşınmazların genellikle sadece gelir odaklı kiralandığı geleneksel yapının aksine; burada yerel yönetim, sivil toplum ve özel işletmeler aynı masada oturarak mekânın geleceğine ortak akılla karar veriyor. Klasik “yöneten-yönetilen” hiyerarşisi yerini, Türkiye’de örneği az bulunan bir ortak yönetişim modeline bırakıyor.

Olmak İstediğin Hâl” mottosuyla yola çıkan bu proje; aynı anda bir katında tiyatro provasının yapıldığı, diğer katında gençlerin ders çalıştığı, girişinde ise mahallelinin sosyalleştiği çok sesli bir kamusal deneyim sunacak. Esat Hâl; kentsel dönüşümü “sosyolojik bir iyileşme” olarak yeniden tanımlayan yaşayan bir ekosistem olarak tarihe geçmeye hazır!