“Yargıya güven kalmadı” mı?
Son zamanlarda sıkça duyduğumuz “yargıya güvenim kalmadı” cümlesine rağmen uğradığımız haksızlığa ses çıkarmak yalnızca kendimize olan sorumluluğumuz değil, aynı zamanda topluma olan sorumluluğumuzdur.
Son zamanlarda sıkça duyduğumuz “yargıya güvenim kalmadı” cümlesine rağmen uğradığımız haksızlığa ses çıkarmak yalnızca kendimize olan sorumluluğumuz değil, aynı zamanda topluma olan sorumluluğumuzdur.
Bazıları için yeni yıl Eylül’de başlar. Çünkü Eylül’de okullar açılır, rüzgâr artık serin eser, gece ve gündüz süreleri eşitlenene kadar hayatımıza türlü türlü yenilikler dahil olur ve olan bitene hızla uyum sağlanır. Çocuklar okula başlar ve ebeveynlerin mesaisine artık yeni görevler eklenir.
Ankara’nın ve Ayrancı’nın bütün giriş kapıları, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş Cumhuriyet kapılarıdır. Çankaya’nın ve Ayrancı’nın bütün kapılarının doruklarından bakınca Anıtkabir görünür. Atatürk’ün yaşadığı Çankaya, her iki Ayrancı’nın merkez kapısıdır.
Yerel seçimlere doğru birbirinin aynı çocuk parklarını sayıca artırmaktan vazgeçerek çocuklara kentte yer açacak, gelişimlerini destekleyecek, sosyalleşmelerini sağlayacak, açık havada oynayacağı, doğa ile tanışacağı, dört mevsim kullanılabilir, petrol artıklarından arındırılmış, sokak oyunlarıyla tanışabileceği yaratıcı parkları üretmek bir belediyecilik hizmeti olmanın ötesinde tartışılmaz bir çocuk hakkıdır.
Son 6 yıl içinde çalışan bir ebeveyn olup çocuğunu bazen işe de götürmek durumunda kalmayı, öğrenci bir ebeveyn olup çocuğunu da derse kucağında götürmeyi, evden çalışan bir ebeveyn olup ev içi sorumlulukları da yüklenerek çalışmayı ve işsiz bir ebeveyn olmayı deneyimledim. Bütün bu deneyimler içinde en zorlusu şüphesiz çocukları yaz tatilindeyken evden çalışan bir anne olmaktı benim için. Ancak diğer bütün durumlar için de çeşitli formüller geliştirdik.
Doğum haritanıza bakıldığında, dört element dedikleri ateş, toprak, hava ve su burçlarına denk gelen evlerinize gezegenleriniz dengeli olarak yerleşmişse farkındalığı yüksek insanlar olduğunuza inanılır. Şanslı insanlar… Benim gibi toprağı bol, ateşi düşük, havası fazla, suyu az olanların ise yaşamda farkındalık için sanırım daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor.
Belki biraz büyüyünce anlıyor insan; hayat o kadar büyük, zengin ve renkli ki, herhangi bir şey için tek bir yol ya da yöntemin olması mümkün mü hiç?
İnsanlar önce temel ihtiyaçları için yürürken günümüzde daha çok spor yapmak ya da gezmek gibi amaçlarla yürüyüş yapmaktadır. Yürümenin güvenli olması kaldırımlardan tutun da tabelalara kadar birçok konuyu ilgilendirir. Araç öncelikli kentlerden yaya öncelikli kentlere geçiş sürecinde ulaşmak ya da gezmek için yürüme eyleminin gerçekleştirileceği mekânın yürümeye uygun olması gerekmektedir. Yürünebilir kent yaşanabilir kentin de göstergesidir.
Dikmen Vadisi’ndeki barınma hakkı mücadelesinden, Ayrancı’nın bildiğim ilk kentsel toplumsal mücadelesi “Kuğulu Park Direnişi”ne beni Ayrancı’nın bir sakini olmaya götüren kentsel toplumsal mücadelelerden bir kesitle Ayrancı’da 25 yıl.
Umutsuz zamanları geride bırakmamız gereken günlerde, yaz mevsimine giriş yapmayı da fırsat bilerek sizlere okumanız, dinlemeniz ve izlemeniz için şahane önerilerimiz var.
Ayrancı semtinde bulunan Ayrancı, Aziziye, Güvenevler, Güzeltepe ve Remzi Oğuz Arık mahallelerinde kent yaşamı ve kültürünü geliştirmek ve dayanışmayı sağlamak için çalışmalar yapmak için kurulmuş “Ayrancı Semti Kent Kültürü ve Dayanışma Derneği”dir.
