Haberler

Mesnevi Sokağı’nda çiçek büfesi için ağaç katlinin önüne geçildi

Mesnevi Sokağı ile Kuzgun Sokağı köşesinde yer alan yeşil alan üzerine Mayıs ayında bir gecede inşa…

Köylü Dükkan: Ayrancı’da “taze/doğal” ürünler

Mahalle kültürünün sürdüğü, Ayrancı’da bir organik/doğal ürün satış noktası: Köylü Dükkan.

Ayrancı semtinin kuşları-3

Ayrancı semtinde yaşayan kuşları aktarmaya devam ediyorum. Bu yazıda çıvgın, alaca ağaçkakan ve küçük karga ile…

Arkası Yarın II: Bizim büyük belirsizliğimiz

Tüm mahalle sakinlerinin, ciğerlerinde ve göğüs kafeslerinde sessizce, bilmeden taşıdıkları ortak, yekpare duygunun bir parçası olarak…

Ayrancı’nın manolyası kurtuluyor

Ayrancı'nın ilk ve tek anıt ağaç olma özelliği taşıyan Manolya ağacı Ankara Büyükşehir Belediyesinin gözetiminde.

Yersiz yurtsuz

Diyeceğim odur ki, bir yere kendimi koyamadım. Bahsettiğim mekânların çoğu artık yok, tanıştığım insanların bazıları kayıp,…

Yazılar

Umur Cevrem: Semt meclisi, semti kucaklamalı

Hayalimde olan bir şeyi gerçekleştirmişsiniz. Hakikaten uzun süredir bir hayalimizdi Ayrancı bölgesinde böyle bir dernek yapısı içinde bir araya gelmek. Bunu gerçekleştirmişsiniz, çok teşekkür ederiz emeği geçen herkese, katkıya ve işbirliğine her zaman hazırım.

Ankara’da başarılı örnekleri olan bir yapılanma mahalle dernekleri, önemsediğim bir şey. Ankara’da bu konuda iyi örnekler var, çok iyi çalışmalar yapıyorlar. Umarım Ayrancı’da da benzer şeyleri hep beraber gerçekleştirebiliriz.

İnşaat mühendisiyim. 1959 yılında Ankara’da doğdum. Hayatımın tümü Ankara’da geçti. ODTÜ’de üniversite yıllarımda üniversitenin en eski öğrenci topluluğu olan Türk Halk Bilimi Topluluğu’nda halk oyunları ve halk müziği konularında çalıştım. Topluluğun yayın organı “Halkbilimi” dergisinin yayınında çalıştım. Mezuniyet sonrasında karayolu, otoyol proje ve inşaatları ile enerji santrali inşaatlarında yurtiçi ve yurtdışında çalıştım. Mesleki çalışmaların dışında, kentsel sorunlara ilişkin çalışmalara da katıldım. Halen bir müşavirlik şirketinde çalışmakta olup, ODTÜ Mezunlar Derneği ve Türk Mühendisler Birliği Derneği yönetim kurulu üyesiyim.  İngilizce ve  Fransızca biliyorum.
Umur Cevrem

Ayrancı dediğimiz zaman 5-6 mahalleden bahsediyoruz. Bu mahalleler birbirine bitişik ve aralarında belirgin bir sınır yok, çok iç içe yaşanıyor. Değişik mahallelerdeki insanların bir dernek yapısı içerisinde, sorunlarını konuşmaları ve iletebilmeleri adına bir adres olması, çok faydalı bir yapılanma.

Belediyeler çalışmalarını yaparken, halkın katılımını da sağlamak için kent konseylerinden destek ve güç alıyorlar. Kent konseylerinin kılcal damarlarını da semt meclisleri oluşturuyor. Bu bağlamda genel anlamıyla semt meclisi oluşumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Çankaya Kent Konseyi’nin oluşumu sonrası, semtte bu tür çalışmaların içinde bir süre yer aldım. Yanlış bilmiyorsam, yasa gereği, Kent Konseyi’nin Belediye Meclisi’ne sunmuş olduğu kararlar, gündeme alınmak ve öncelikli olarak görüşülmek zorunda. Katılımcılığın artması adına çok önemli bir mekanizma Kent Konseyleri, Semt Meclisleri. Ancak benim en çok önem verdiğim konu katılım. Katılım süreçlerinin çok iyi tanımlanması gerektiğine inanıyorum. Semt Meclisleri’nde en yüksek oranda mahalle temsili sağlanmalı, yoksa mahalleden kopuk bir organizasyonun verimli olacağını düşünmüyorum. Temsilin sağlanmasındaki en önemli unsur olan muhtarlar mutlaka içinde bulunmalılar. Çünkü herhangi bir mekanizmadan olur almadan doğrudan halkın oyuyla, seçimle geliyorlar. Bölgelerini iyi tanımaları da önemli bir etken.

Semt Meclisleri’nde maksimum katılım nasıl sağlanabilir?” Yanıtı, sokak bazlı çalışmalar diye düşünmekteyim. Örneğin benim oturduğum Aziziye Mahallesi’nde nüfus ~15.000 civarında, mahalle büyük bir alanı kapsıyor ve çok uzun sokak/caddeleri var. Mümkün olan en kapsayıcı şekilde insanlara ulaşmanın mekanizmalarını kurmak için kafa yormak gerekiyor. 

Çankaya Kent Konseyi başkanı Ayrancı Semt Meclisini oluşturmak anlamında bir tanıtım ve tanışma toplantısı yaptı. Siz de o toplantıdaydınız. Toplantıyı ve sonrasını biraz değerlendirir misiniz, Ayrancı semt meclisi bir heyecan yaratacak mı, talep ve ihtiyaç var mı, katılım nasıl olacak?

Katılımcı süreçleri işletecek mekanizmaları sağlıklı kurarak ve insanların –hayata, gündelik yaşama dönük– doğrudan taleplerini alabilecek bir işleyiş oluşturarak gündemi iyi yönetebilirsiniz. 

Her semt meclisi (semt derken neyi kast ediyorum: ulaşılabilir ve yönetilebilir bir büyüklüğü tanımlıyorum), büyük/küçük her sokağın, her 4-5 yapı grubunun temsil kabiliyeti olacak bir kurguda ele alınmalı. En başta, Semt Meclisi tüzel kişiliğinden mahallenin yaşayanlarının haberdar olması lazım. Apartman yöneticilerini bir araya toplamanın yolları araştırılmalı. Apartman yöneticileri üzerinden her yaşayana ulaşılabilir. Apartman kat malikleri oylarıyla doğrudan seçilir apartman yöneticileri. Apartman yöneticileri ve görevlileri ile oluşan bir ağ üzerinden ne kadar insana ulaşabilirseniz, gelen geri dönüşlerle çok daha sağlıklı gündem ve sorun belirleme şansı olur.

Burada kilit iki unsur; muhtarlar ve apartman yöneticileri. Bunlara muhakkak ulaşılması gerekiyor.

Ayrancı’yı biraz tarifler misiniz? Nasıl bir semtte yaşıyoruz, komşuluk ve mahalle kültürü açısından neler görüyorsunuz?

60’lı yılların sonunda yavaş yavaş oluşan bir bölge Ayrancı, çocukluğumda ismini duyardım ama neresi bilmezdim. 1979’dan beri, 40 yılı aşkın süredir Ayrancı’da yaşayan bir insanım. Gençlik yıllarımın bir kısmını, olgunluk yaşlarımın tamamını burada geçirdim.

Ayrancı’nın birinci özelliği kent merkezine yakınlığı, kısa zamanda ulaşabiliyor olması. İkincisi de, hala mahalle kültürünü yaşatan bir yer olması. Üçüncüsü de, hala esnaf kültürünü yaşatıyor Ayrancı bölgesi. Alışveriş imkanları, sağlık merkezinin varlığı, gündelik aktiviteler adına da çok uygun bir yer. Bir bakkal, manav, berber, lokanta olsun esnaf kültürü yaşıyor, onlarla mahallelinin sosyal ilişkileri yaşanmaya devam ediyor ve bunu kaybetmememiz gerektiğine inanıyorum.

Ulaşım bir dönem sorundu ama artık daha küçük sorunlar içeriyor. Yaşam olarak da Ankara’nın en rahat bölgelerinden biri olarak düşünüyorum. Her tür sosyal altyapıyı barındırıyor olması avantaj. Çıkıp rahatlıkla Botanik’e, Kuğulupark’a, Dikmen Vadisi’ne gidebilirsiniz. Yaşaması da rahat.

Tabii bir sorunumuz da var; son dönemde Ayrancı bölgesindeki kentsel dönüşüm hızlandı. Eski ve bahçeli binalar yıkılıp yerine yenileri yapılırken iki problem oluşmaya başladı: Birim alandaki insan yoğunluğu artıyor, kat sayısı ve daire sayısı ile birlikte. Bir de, yeşil alanımız hızla azalıyor ve çocukluğumuzdaki bahçe içerisindeki ankara evlerinden uzaklaşıyoruz.

Kentsel ölçekte avantajları var ama bunu sürdürebilmek için insanlar arasındaki dayanışmayı arttırmak gerekiyor. İnsanların, kendi yakın çevrelerine ilişkin güncel sorunlarını birlikte tartışıp, çözüm mercilerine iletmek adına da avantajlı bir bölge. Mahalle kültürü çok çok önemli bir konu. Bunları geliştirmek adına Semt Meclisi’ni devreye sokmakta fayda var.

Yazar Hakkında

Mimar |  + Yazarın diğer yazıları

15 Mart 1970 Mersin doğumlu. 1988’de Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne ve şehre öğrenci olarak geldi. O günden bu yana mesleki disiplini ve kent, politika, kentin sosyolojik kimlikleri ve hakları alanında emek üreten dernek, örgüt, platform ve yapılarda bir köşede durmaya çalışır. Solfasol Gazetesi kurucularındandır (artık dışındadır) ve Zıtlar Mecmuası kent web-medyası ekibindendir.

Remzi Oğuz Arık: Bir bilim insanının hazin öyküsü

Ayrancı’da bir mahallemizin adı olarak bildiğimiz fakat hayatıyla ilgili pek bilgi sahibi olmadığımız Remzi Oğuz Arık’ın Toroslar’da başlayıp yine Toroslar’da trajik bir olayla sonlanan, hayatı boyunca vatanını seven bir bilim insanı olan ve tesadüfen siyasete giren hazin öyküsü

Devamını oku

Salgını mahallede göğüslemek: Çin’e bir bakış

Çin’de güçlü bir yerel gelenek var. Bu gelenek iki kaynağa dayanıyor. Birincisi, yerel kimlikler. İkincisi ise yerel yönetimlerin güçlü olması. Salgın sırasında mahallelerde var olan bu ağlar güçlendi hatta yeni ağlar kuruldu.

Devamını oku

Arkası Yarın I: akşam, balkon, karar

35 yaşıma yedi gün kala, hayatımda yalnızca gerçek şeyleri var etmeye karar verdim. Sanıyorum, bir tür bilinçli rüya deneyimi yaşıyorum, yani uykumun ortasında, bunun bir rüya olduğunu fark ettim.

Devamını oku