Ayrancıyla tanışmak

2024 yılında yurtdışından Türkiye’ye dönecektik. Ayrancı; mahalle kültürü, yaşlı ağaçları ve sokaklardaki etkinlikleri, sizi AVM’lerden koruyan küçük esnaflarıyla hemen gönlümüzü çaldı. Azı çoka tercih eden, eskiye kıymet veren bu harika semt bize 2 yılda harika dostluklar ve ayrıcalıklı zevkler kazandırdı.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları

Ayrancı…2 yıldır burada yaşayıp sanki hep buradaymış gibi hissetmek.

Merhaba. Gazete için ilk yazım olacak. Ayrancım Derneği Ayrancı için neler yapabilirsiniz diye bir gönderi paylaşınca ben de en iyi yaptığım şeylerden biri olan yazma işini yapabilirim diye düşündüm. Tüm samimiyetimle burada yaşama deneyimimi içeren ilk yazımla karşınızdayım. Umarım son olmaz. 

2024 yılında yurtdışından Türkiye’ye dönecektik. Yine Ankara’ya yolumuzun düştüğünü öğrendik. 3 yıllık İtalya Napoli’den sonra Ankara’da yaşamak bizi heyecanlandırıyordu. Daha önce yıllarca Ankara’da yaşamış ve okumuş biri olarak Ankara’nın en Avrupa etkili yerlerinden, insanların saygılı ama aynı zamanda samimi de olduğu, okur yazarlık ve entellektüellik oranının fazla, yapılarının göz kanatmadığı bu nostaljik ve gusto sahibi bölgesinde yaşamak istedik. 

Ayrancı mahalle kültürü, yaşlı ağaçları ve sokaklardaki sosyal ve kültürel etkinlikleri, sizi o vahşi dünyanın AVM’lerinden koruyan küçük esnaflarıyla hemen gönlümüzü çaldı. Bize şunu hissettirdi… Biz daha önce hiç Ankara’da yaşamamışız. Evet gerçekten Ayrancı’da o eski Ankara’yı, sokaklarını, zevkli apartmanlarını, stil sahibi insanlarını, görgülü mahalle halkını yaşamak tam da böyle hissettiriyor. İşte gerçek bir başkent. Çok katlı rant apartmanlarına direnebilen, azı çoka tercih eden, eskiye kıymet veren bu harika semt bize 2 yılda harika dostluklar ve ayrıcalıklı zevkler kazandırdı. Resim sanatına olan aşkımız buradaki galerilerle zenginleşti, Fransa’da yediğimiz eklerin aynısını aynı kalitede yiyebildik, ve o harika Napoli pizzasını aratmayan pizzalara da bu küçük semtte ulaşabildik. Ayrancı küçük ama rafine zevke sahip esnaflarıyla size gerçekten Avrupa’yı aratmıyor… Hem de mahallede ve mahalle kültürüyle bu işi beceriyor. Sizi yığın yığın insanların içine sokmadan…

Burada en sevdiğim şeylerden biri yürümek. Yürüyerek her yere kolayca ulaşmak. Yaşlı ağaçların altında kitap okumak, güzel dostlarla bir kafede sohbet etmek, bir yudum kahveyi başında garsonların nöbet tutmadığı rahat ve stil sahibi kafelerinde içebilmek. Vintage veya tasarım pazarlarının kurulduğu o hareketli günlerde ise eve hiç girmek istemiyorum. Ayaküstü edilen sohbetler, zevkli ve biricik ürünlerle sokağın rengarenk oluşu beni de rengarenk kılıyor. 

Yazacak aslında daha çok şey var… Ama 2 yılda Ayrancılı gibi hissettim kendimi. Zevkli, eskiye kıymet veren, okur yazar ve stil sahibi… Yaşadığımız her deneyim için bu semte minnettarım. Kuş sesleriyle uyanmak da canım semtimin en güzel hediyelerinden.

Sevgiyle kalın…

  • 233.781
  • 121

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir