Antikanın merkezi Ayrancı

“Antikacılık farklı bir bakıştır hayata. Eskimiş, işe yaramaz diye atılan bir eşyanın içindeki ruhunu görürüz biz. Dedemizin, ninemizin dokunduğu, kullandığı, yaşanmışlık dolu tarafını hissederiz. O eşyada nefes alıp veren bir şeyler olduğunu biliriz. O duyguyu yakalamazsanız bu işi de yapamazsınız asla. Antika işi, bir eşyayı al-sattan ibaret değildir, olamaz. Çok zor bir iştir antikacılık, hatta bir gönül işidir, sevdadır...”

Efemeralar, tespihler, plaklar, yazma eserler, nadide koleksiyonlar ve incik boncuklar hepsi bu pazarda!

Ayrancı Antika Pazarı

Antikacılık ve koleksiyonerlik insanlık tarihi kadar eski bir olgu. İlk insan türünün hoşuna giden bir cismi eline alıp saklamakla başlamış olabileceğini iddia etsek çok da abartmış olmayız muhtemelen. Kültürlere, coğrafyaya, zamana bağlı değişen ve gelişen antikacılık ve koleksiyonerlik merakı günümüzde dünyanın her yerinde milyonlarca insanın yaşamında önemli bir yere sahip. Akla gelebilecek her şeyin koleksiyonu yapılmakta. Bizim gibi kültürel tarihi zengin ülkelerde ise antika piyasası oldukça canlı ve çekici durumda. Meraklısının mutlaka her ayın ilk pazarını iple çektiği antika pazarına sahip olmak da Ayrancımızın bir başka güzelliği. Pek çoğumuzun duyduğu, içinden şöyle bir geçtiği veya meraklı gözlerle dolandığı pazarda, ülkenin her yerinden gelen satıcıların sunduğu birbirinden ilginç ve binlerce çeşit objenin satışı yapılmakta. Bizler de bu pazarın nasıl kurulduğunu, nasıl işlediğini yani kısaca perdenin arkasını merak ettiğimiz için pazarın sorumlularını bulup sizler için onlarla röportaj yaptık.

Anadolu Antikacıları Kültür ve Yaşatma Derneği Başkanı 

Hasan Ak: “Antikacılık eski ve derin bir kültürdür. ”

Hasan Ak

Anadolu Antikacıları Kültür ve Yaşatma Derneği Başkanı Hasan Ak ile sohbetimizde hem antikacılık kültürüne dair hem de pazarımız hakkında ilginç bilgiler edindik. Hasan bey ile sohbetimizden satır başları şöyle: 

“Ayrancı’da yaklaşık 25 yıldan fazladır antika pazarı kuruluyordu. 2008’den itibaren kurduğumuz dernek çatısı altında esnaflarımız pazarda tüm Ankaralılara hizmet vermektedir. Pazarımızı Anadolu Antikacıları Kültür ve Yaşatma Derneği adıyla kurduğumuz dernek üzerinden denetliyoruz. Burada satış yapacak esnafımız bize üye oluyor. Satış sözleşmesini yaptıktan sonra stant açabiliyor. Ayrancı ve Çayyolu pazarlarını kurup denetimini yapıyoruz. Farklı kentlerden gelen pek çok antikacı arkadaşlarımız var. Derneğimiz bu alanda oldukça öncü. Türkiye’de birinci, Avrupa’da dördüncü durumdayız. 

Dernekleşmemizin pek çok konuda hem esnafımıza hem de müşterilere olumlu katkıları oldu. Örneğin pazarda bulunan satıcılar birbiriyle rekabet değil dayanışma halindedir. Kavga, atışma kesinlikle olmaz. Ziyaretçilerimiz huzurlu ve güvenli bir pazarda keyifle alışverişlerini yaparlar. Müşterilerimiz aldıkları ürünlerin kalitesi, değişimi, tamiri gibi konularda asla mağdur edilmezler. Hiçbir üründe sahtekarlık yapılamaz. Aksi durumlarda satıcı üye ile ilişkimiz kesilir, bir daha pazara alınmaz. Kurallarımızın temel amacı müşterinin haklarını korumak, esnaflarımızın halkımıza kaliteli ve güvenli bir alışveriş hizmeti sunmasını sağlamaktır. Sonuçta hem esnaf hem müşterilerin kazançlı çıktığı bir sistem oluşturduk. Antikacılık eski ve derin bir kültürdür. Biz dernek olarak bu kültürün sağlıklı devamı için bir köprü görevi durumundayız. 

Aramızda asla dolandırıcı, sahtekar kimseler barınamaz, üye olamaz, onlara hiçbir suretle stant açtırmayız. Rant peşinde para kazanmaya çalışanlar bizden değildir. Amacımız genç meraklı dostlarımıza sahip çıkarak, onları kötü alışkanlıklardan korumak, namuslu bir esnaf ve koleksiyoner olabilmeleri için destek sunmaktır.”

Ayrancı’da genel bir problem olan araba park alanı sorunu ne yazık ki Antika Pazarı için de bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Dernek Başkanı Ak, “Pazarın bir sorunu park problemi olarak karşımıza çıkıyor. Gerek esnafımız gerek ziyaretçilerin araçlarına yeterli park yeri bulamıyoruz. Pazarın altındaki otoparkın yüzde doksanı abonelere ait  olduğu için boş yer az bulunuyor” diyor. Umarız yetkililer hem Ayrancımızın bir incisi olan Antika Pazarı için hem de bazen semt sakinlerinin hayatı oldukça zorlaştıran bu genel park sorunu için bir çözüm düşünürler.

“Herkesin içinde bir koleksiyonerlik vardır”

Hasan bey antikacılığı ticaret olarak icra etmiyor, kendisi emekli bir polis. Pazarın genel içeriği ve işleyişinden bahseden Hasan bey sözlerine şöyle devam ediyor: 

“Herkesin içinde bir koleksiyonerlik vardır aslında. Her eşyanın koleksiyonu yapılabiliyor.Meraklısı olan için her obje değer taşımaktadır. Pazarda belli konularda koleksiyon yapanlar, birkaç farklı eşya üzerinde yoğunlaşanlar var veya ne bulursa toplayan koleksiyonerler var. Merakla başlayıp hayatını buna vakfeden koleksiyonerler, satıcılar çoktur aramızda. Ben aslında bu işin ticaretini hiç yapmadım. Polis emeklisiyim. Tek amacım buranın düzenli işleyişini sağlamak.”

“Dernek olarak güzel hedeflerimiz, projelerimiz var. Olanaklarımız yeterli olsa bu pazarın tamamında farklı alanlarda çalışmalara yer açmak isteriz. Ocakta kızdırdığı demiri bir örs üzerinde çekiçle nasıl şekil verdiğini gençlere göstermek çok önemli bir şey bizce. Kadim kültürlerimizi genç kuşaklara anlatmak, öğretmek en büyük hayallerimizden birisidir.” 

“Koleksiyonerlik kültürünün gençlere aşılanmasını çok istiyoruz”

“Aynı şeklide antika kültürünün de yeterli ve doğru bir tanıtımının yapılmadığını, toplumun ön yargıları olduğunu görüyoruz. Örneğin, 2004 yılında Ayrancı pazarı yıkılıp yeniden inşa edildiği dönemde başvuruda bulunduğum tüm ilçe belediyelerinden hiçbirisinden olumlu dönüş alamadım. Kimse bizi muhatap almadı. Biz de Gölbaşı’na gittik. Belediye ile bir senelik bir protokol yaptık. Sonrasında Cebeci’ye taşındık. Burası yapıldığında yani 2008 yılında tekrar buraya taşındık. Sektörde maalesef dolandırıcı, sahtekar insanların da var olması bu ön yargıyı pekiştiriyor. Bizim tüm amacımız dürüst esnaf arkadaşlarımız ile birlik olarak antikacılık mesleğini haklı olduğu yere taşıyabilmektir. Şu ana kadar pazarımızda bunu başardığımızı gururla söyleyebiliriz. Biz tefeci zihniyetli, rant peşinde olan kişilerin piyasadan silinmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Koleksiyonerlik kültürünün gençlere aşılanmasını, böylece onların kötü alışkanlıklardan kurtulmasını çok istiyoruz. Zaten bu sahtekarlar her sektörde karşımıza çıkıyor. Tüm uğraşımız bizim sektörde barınmalarını engellemektir. Pazarımızda insanlar aileleri, çocuklarıyla huzur içinde gezsinler diye uğraşmaktayız. Şu an gördüğümüz tablo bizi mutlu ediyor. Tüm Ankara’dan, çevre il ve ilçelerden insanlar geliyor pazarımıza. Cebeci’de pazar kurarken civarda bulunan tekinsiz insanlardan, yankesicilerden tedirginlik duyuyorduk. Ayrancı pazarında bu tip insanlardan tamamen arınmış durumdayız. İçeride güvenliği sağlamakla görevli sivil arkadaşlarımız sayesinde hiçbir zaman böyle kişilere ve olaylara izin vermedik. Herhangi bir pazardan çok daha güvenli bir hale getirdik antika pazarımızı.”

“Antikacılık farklı bir bakıştır hayata. Eskimiş, işe yaramaz diye atılan bir eşyanın içindeki ruhunu görürüz biz”

“Pazarın kurulduğu günün önceki akşamından geliyoruz buraya. Çeşitli illerden gelen esnaf üyelerimiz oluyor. Geceden onları karşılıyor, ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Yorgunuz, uykusuzuz ama mutluyuz. Pazarımızın sıkıntısız, gayet güzel işlemesi bizi mutlu ediyor. Ankara’da böyle örgütlü bir antika pazarını biz başlattık. Bizim ardımızdan Eskişehir, İstanbul, Bursa, Adana, Antalya, Kayseri ve Bolu’da bu işler yapılmaya başlandı. Büyük veya küçük çaplı pazarlar kuruluyor.

Antikacılık farklı bir bakıştır hayata. Eskimiş, işe yaramaz diye atılan bir eşyanın içindeki ruhunu görürüz biz.Dedemizin, ninemizin dokunduğu, kullandığı, yaşanmışlık dolu tarafını hissederiz. O eşyada nefes alıp veren bir şeyler olduğunu biliriz. O duyguyu yakalamazsanız bu işi de yapamazsınız asla. Antika işi bir eşyayı al-sattan ibaret değildir, olamaz. Çok zor bir iştir antikacılık. Sabır ister. Yıllarca sabretmekle olur ancak bu iş.

İşte antika böyle duygu yüklü bir iş, hobi, kültür, uğraş; adına ne derseniz, bu yaşanmışlığı kendinize nasıl mal ederseniz…”

Antika sevdalısı bir aile: Antika Pazarı Esnafı

Antika Pazarı hakkında yazıp da pazar esnafı ile görüşmemek olmazdı. Pazarda yüzlerce stant görmeniz mümkün, ne yazık ki hepsiyle konuşmak imkansızdı biz de sizin için temsili olarak üç esnafımızla söyleştik:

Korhan bey

Ayrancı Antika Pazarı esnafı Korhan Bey: “Pazar esnafı ve müşterilerle aile gibi olduk”

Burada sadece para alışverişi, ticaret yapılmıyor. Yaklaşık beş senedir Anadolu Antikacılar Derneğinin kurmuş olduğu Antika Pazarlarında stant açıyorum. Özellikle el yapımı deri ürünler, orijinal el yapımı bıçaklar üzerine çalışıyoruz. Aslında bütün pazar esnafı ve müşterilerle aile gibi olduk, yakın ilişkiler kuruyoruz burada insanlarla. Buranın başka bir havası var sadece para alışverişi ticaret yapılmıyor burada. Eskiyi seven, biraz nostalji tutkunu, el yapımı ürünleri almak isteyen insanlarla biz satıcılar onlar alıcılar; bazen onlar satıyor biz alıyoruz, rol değiştiriyoruz, bu şekilde iyi zaman geçiriyoruz. Her ayın ilk pazarı Ayrancı pazar bölgesinde, her ayın üçüncü pazarı Ümitköy’de, Çayyolu Antika pazarı olarak bu pazar açılıyor. Biz de ayda iki defa faaliyet gösteriyoruz. Dükkanımız da yok sadece pazardayız. Bu ürünleri ise yurtdışı ve yurtiçinden gezdiğimiz yerlerden temin ediyoruz. Deri ürünleri kendimiz üretiyoruz. Diğerlerini de topluyoruz. Bunlar antika değil de elyapımı nitelikli ürünler.

Ziya Erel

Ayrancı Antika Pazarı Esnafı Ziya Erel: “Biz eşimle birlikte antika sevdalısıyız”

TRT haber merkezinden emekli oldum. Biz eşimle birlikte antika sevdalısıyız aslında eşim ilgiliydi. Emekli olduktan sonra Hoşdere Caddesi üzerinde Tukan Antik isminde dükkan açtık. Ayrancı Antika Pazarına ek olarak Çayyolu Antika Pazarında da stant açıyoruz. Ürünlerimiz çeşitli kaynaklardan geliyor. Mesela evlerden, esnaf arkadaşlardan ve internetteki online müzayedelerden aldığımız ürünler bulunuyor. Ürünlerimizin hepsi antika değil. Antika için bazı kriterler bulunmakta. Biz retro dediğimiz dönem ürünleri, bir dönem moda olmuş ve insanlara gençliğini hatırlatan ürünler satıyoruz. Dükkanımızdaki taşınabilir ürünleri bu pazara getiriyoruz. Ürünlerimiz koleksiyon meraklılarının sevebileceği arabalar, porselen ürünler, cam eşya, Avrupa’dan gelen ürünler, İsviçre madalyaları, Hollanda rozetleri var. Ninja kılıcı ve Deniz Kuvvetlerine ait kılıç vardı ancak satıldı. Büyük kancasıysa kilogramı küçük kancasıyla gramı tartabilen şeytan kantarı var. 

Ender Çepel

Ayrancı Antika Pazarı esnafı Ender Çepel: “Türkiye’nin görsel belleğine yardımcı olmak için eski fotoğraflar topluyorum”

Burada amacım para kazanmak değil sattığım şeylerle geçimimi sağlamıyorum. Ben emekliyim. Asıl ilgi alanım fotoğrafçılık, fotoğraf arşivciliği. Türkiye’nin görsel belleğine yardımcı olmak için eski fotoğraflar topluyorum. Onları burada satmaya çalışıyorum. Fotoğraflarımla araştırmacılara yardımcı olmak istiyorum. Burada amacım para kazanmak değil sattığım şeylerle geçimimi sağlamıyorum ancak Ayrancı ve Çayyolu Pazarlarına giderek masrafımızı karşılasak yeterli görüyorum. Yani bir anlamda hobi, gençlere bilgimi aktarsam yeterli görüyorum kendimi. Bu antika ürünleri bit pazarlarından, diğer antikacılardan ve tanıdıklarımdan aldığım ürünlerden temin ediyorum. Mesela 1980-1990 yıllarına ait negatif fotoğraf arşivi buldum.

Yazar Hakkında

+ Yazarın diğer yazıları
+ Yazarın diğer yazıları
+ Yazarın diğer yazıları
Ücretsiz E-Bülten Abonesi Olun

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.