Özbir Erciyas: “İçimden geçen her cümleyi duvarlara, kapılara yazmak istiyorum”

“İnsanların yaşadığı bir binaya yazı yazmak rahatsız edici olabilir ama yıkılmak üzere olan o apartmanlarda hissettiğim bambaşka: şehrin belleğine tanıklık etmek. İçeride kalan bir fotoğraf, bir ayna, bir kapı ya da pencere kalbime dokunuyor; her ev başka bir hikaye, başka bir hüzün. Çünkü biliyorum ki artık o kapılar, o büyük pencereler bir daha olmayacak. Yerini yeni ama ruhsuz birbirinin aynısı ve maalesef çok daha küçük balkonsuz binalara bırakıyor. Açıkcası o binalar beni çok mutsuz ediyor.”

Devamını oku

Sokaklar, kaldırımlar, parklar belediyenin değil mahallenindir

Ayrancı Festivali “kamusal alanı” bize yeniden hatırlatıyor. Festival sokaklarda, parklarda, mahallelinin bir araya geldiği kafelerde yapılıyor. Ücretsiz etkinlikler için mekânlar, konuşmacılar ve etkinlik grupları gönüllü katılıyor ve hepimize yeniden şunu hatırlatıyor; kamusal alanlar kimsenin değil hepimizindir.

Devamını oku

Mahalle ruhunu yeniden hatırlamak: Ayrancı’da festival zamanı

Parklarda düzenlenen aktiviteler, sokak şenlikleri, mahalle festivalleri ve ortak sofralar, sadece eğlenceli anlar sunmakla kalmıyor; komşuluk bağlarını güçlendiriyor, dayanışmayı besliyor ve kent yaşamına nitelik kazandırıyor. Bu buluşmalar, çocuklardan yetişkinlere herkese birbirini tanıma, paylaşma ve birlikte üretme deneyimi sunuyor.

Devamını oku

Sanatın iyileştirici dili

Ayrancı benim için tek bir renkten çok, yan yana duran tonlardan oluşuyor. Eski apartmanların solgun renkleri, ağaçların yeşili, gün batımında binalara vuran turuncu… Hepsi bir araya gelince gözümde Ayrancı canlanıyor.

Devamını oku

Atatürk Orman Çiftliği ve Merkez Lokantası

Gazi Paşa’nın, devrimin bazı kritik dönemeçlerini biçimlendirdiği bilgin dost sofralarıyla Merkez Lokantası 1930’lu yıllarda lokanta haline getirilmiş ve damak çatlatan lezzetlerle Atatürk’ten sonra da uzun yıllar Başkentin kalbinin attığı mekânlar arasında yer almıştı. Artık ne AOÇ, ne de Merkez Lokantası var!

Devamını oku