Yoksullaşıyoruz

Geçtiğimiz hafta ülke geneli için açıklanan gelir ve yaşam istatistiklerinin bölgesel verileri 22 Haziran tarihinde paylaşıldı. Bu yazıda IBBS (İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması) 2. düzey bölgesinde yer alan Ankara’ya dair gelir ve yaşam istatistiklerini kısaca özetlemeye çalıştım: (Daha önceki yazılarda belirttiğim gibi maalesef TÜİK il bazlı veri paylaşımında ihtiyaca yönelik bir şekilde kamusal veri paylaşımı yapmıyor, bu da aslında TÜİK’in paylaştığı her il ya da alt bölge bazlı veriyi kıymetli kılıyor.

2020 verilerine göre tıpkı geçtiğimiz senelerde olduğu gibi yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirinin en yüksek olduğu bölge 49 bin 239 TL ile İstanbul oldu. 2019’da İstanbul ile beraber gelir dağılımında en yüksek sınıfta olan Ankara ise 2020 yılında bir kademe düşerek İzmir ve Antalya, Isparta, Burdur bölgeleriyle aynı sınıfta yer aldı.

Bir ülke ya da kentte gelir dağılımının eşit dağılıp dağılmadığını anlamak için çeşitli metrikler kullanılmaktadır. Bu metrikler arasında en ünlü olanlar Gini Katsayısı (GK) ve P80/P20 oranıdır. Gini katsayısı 0 ile 1 arasında yer alan bir ölçüt. Bu ölçütün değerinin artması, yani 1’e yaklaşması gelir dağılımındaki eşitsizliğin arttığını ifade ederken azalması ya da 0’a yaklaşması gelir dağılımında eşitliğin arttığını gösteriyor. 

Kentimizin ve ülkemizin GK değerini son 4 yıl bazlı incelediğimizde artış ve azalış anlamında aynı hareketlere sahip olduğunu görüyoruz. Ankara’nın 2020 yılı için GK değerini 2019 yılı ile kıyasladığımızda ise maalesef GK değerimizde 0.029 puanlık bir artış yaşandığını görmekteyiz. Öte yandan ülkemizde de maalesef son senelerin en yüksek GK değerine ulaştığımızı söylemek mümkün. 

P80/P20 oranı ise bir bölgede yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanıyor. Buna göre, bu oran küçüldükçe gelir eşitsizliği azalırken, büyüdükçe gelir eşitsizliği de büyüyor. Ankara ve Türkiye için bu ölçüyü incelediğimizde maalesef Gini Katsayısı ile benzer bir durum göze çarpıyor. 

Türkiye’de P80/P20 oranı bir önceki yıla kıyasla 0.6 puan artışla 8’e yükselirken kentimizde de 0.8’lik bir artışla 6.4’e yükselerek 2018 seviyesine geri geldi. Bir diğer deyişle son 4 senenin en yüksek P80/P20 oranına daha doğrusu son 4 sene içinde gelir dağılımındaki adaletin en düşük olduğu seviyeye geldiğimizi söylesek pek yanılmayız. 

Bu sonucu şu veri ile de destekleyebiliriz sanırım; kentte gelir dağılımında en düşük yüzde 20’lik kesimin yıllık geliri 2020 yılında yüzde 13 artışla 14 bin 35 TL’den 15 bin 888 TL’ye yükselirken, kentin gelir dağılımında en yüksek yüzde 20’lik kesimde ise yıllık artış yaklaşık yüzde 20 olarak yaşanmış. (2019: 61 bin 740 TL / 2020: 74 bin 22 TL)

Kent bazında incelemelerle devam edelim:

Kentteki yoksulluk sınırını incelediğimizde yıllık gelir olarak kentin yoksulluk sınırı 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13.88’lik artışla 15 bin 863 TL’ye yükseldi. Son 4 yıl içindeki trend incelediğinde maalesef kentin yoksulluk sınırının her geçen yıl daha da yükseldiğini görüyoruz. 

Kentin yoksulluk sınırında yaşanan bu artışın yansımasını bizler çevremizde daha fazla sayıda arkadaşımızın, dostumuzun, komşumuzun yoksulluk sarmalına girmesi şeklinde tecrübe ediyoruz ne yazık ki. 2020 yılında kentimizdeki yoksul nüfus sayısı bir önceki yıla göre 20 bin artarken, yoksulluk oranı da yüzde 0.02 artış göstererek yüzde 9.9’a yükseldi. 

Resmi verilere göre 2020 yılında kentimizdeki gelir ve yaşam koşullarının maalesef bir önceki yılın gerisinde kaldığını söylemek mümkün. Uzak bir hayal gibi görünse de gelirin eşit dağıldığı, yoksulluğun olmadığı mutlu bir kentte yaşamak ümidi ile şimdiden tüm kentlilere iyi bayramlar.

Ankara’da yoksulluk sınırı (TL)
Ankara’da yoksul nüfus sayısı
Ankara’da yoksul nüfus oranı