İspanya’nın Xirivella kasabasının Belediye başkanı seçmenlerine akşam yemeğine gidiyor

Herşey Michel Montaner’in attığı bir tweet ile başlamış.

Her şey Xirivella kasabasının belediye başkanının Ekim ayında attığı bir tweet ile başlamış. “Akşam yemeğini senin evinde yemek istiyorum ve tatlıyı da ben getireceğim”.

Bu tweet sonrası Michel Montaner‘e ardı ardına akşam yemeği davetleri gelmiş ve haftanın çoğu gecesi seçmenlerini evlerinde ziyaret etmek için kapılarını çalmaya başlamış.

Montaner, Guardian Gazetesi’nden Madrid muhabiri Ashifa Kassam’a bu ziyaretlerine “Yanımda polis, koruma ordusu ve danışman olmadan, kapılarını çalıyorum ve merhaba ben belediye başkanıyım diyorum” şeklinde başladığını ifade ediyor.

Xirivella Belediye başkanı Michel Montaner, insanların beklentilerini daha iyi anlamak için çoğu gece davetli olduğu farklı bir aileyi evinde ziyaret ediyor.

“Komşulara sorun”

2015’ten beri İspanya’nın doğusundaki küçük Xirivella kasabasının belediye başkanı olan Michel Montaner, Mayıs ayında yapılacak belediye seçimleri öncesinde 31.000 nüfuslu kasabada seçmenlerin taleplerini daha iyi anlayabilme umuduyla bu inisiyatifi ortaya attığını ancak son haftalarda 60’tan fazla kişiyle çok farklı yemekler yedikten sonra, seçmenlerin sıkıntılarını ve sevinçlerini paylaşma heveslerine şaşırdığını belirtiyor.

Valensiya’nın Xirivella kasabasının belediye başkanı Michel Montaner’in 2023 Mart ayında yapılacak belediye seçimleri için hazırlanacak seçim programı için aklına bir fikir gelmiş: “komşulara sorun”. Belediye siyasetinde bir klasik gibi görünse de, bu toplantılar için farklı bir ortam seçmiş: katılmaya istekli olanların evinde bir akşam yemeği.

Montaner “benim için akşam yemeği aslında oldukça sembolik, çünkü genellikle sadece bir salata ve bir sandviç yerim. Ama önemli olan beni evlerine davet etmeleri” diyor. “Bir kez bu güven ve yakınlık ortamına girdiğimizde, duvarlar yıkılıyor ve insanlar gerçekten akıllarından geçenleri bana söylüyorlar” diye devam ediyor.

Programının izin verdiği ölçüde, Pazartesi, Cuma günleri arasında yaptığı programa, davetlere giderken yerel bir fırından tatlı alarak gidiyor. Bunda da adil davranmak için yerel pastane ve fırınları sıraya koymuşlar, her davete farklı birinden pasta veya tatlı seçerek saat 21.00’de kapıyı çalıyor.

Sizinle ve ailenizle Xirivella hakkında konuşmak istiyorum. Her konu ile ilgili sohbet edebiliriz” dediğini, sohbetin genellikle sabahın erken saatlerine kadar sürdüğünü belirtiyor.

Gençlerle barda buluşup tapas yiyor

Ev sahiplerinden bazılarının bölgede derin köklere sahip olduğunu, bazılarının ise Ukrayna veya Bulgaristan gibi ülkelerden göç ettiğini vurguluyor. Ev sahipleri tarafından keklik turşusundan domuz eti wellington‘a kadar çok çeşitli yemekler ikram edilse de geçenlerde yirmili yaşlarındaki bir grup onu bir bara götürüp tapas yemişler. Gelecek ay da bir rahiple randevusu olduğunu söylüyor.

Seçmenlerin söylediklerini dikkatle dinleyip notlar aldığını söyleyen başkan, konuşmalarda belediyeye ait spor salonunun genişletilmesi, konser alanları istekleri, yeşil alan, sokak cadde temizliği hakkında iyileştirme talepleri ve kibar eleştiriler de bulunulduğunu söylüyor ve dürüstçe eleştiri yapılmasını taktir ettiğini, sadece iyi şeyler duymanın gerçekleri yansıtmayacağını belirtiyor.

Yemek sırasında sohbet sadece belediye işleri ile ilgili olmayabiliyor. İnsanlar açık yüreklilikle kişisel, ailevi veya eğitimle ilgili sorunlarından da bahsediyorlar. 2015’den beri görevde olan Montaner yeni dönemde de adaylığa hazırlanıyor ve “dürüst olmak gerekirse, ne bulacağımı asla bilmiyorum ama gerçekten harika ailelerle tanıştım” diyor.

Belediye başkanının ev ziyaretleri bölge sakinleri arasında çok popüler olduğu için Montaner’in yemek takvimi Mart ayına kadar tamamen dolmuş.

Tek başına, korumasız, danışmansız yaptığınız bu ziyaretlerden korkmuyor musunuz diyenlere, bu akşam yemeklerinin İspanya’da hakim olan siyasi kutuplaşmalardan arınmış olduğunu, endişe duyulmaması gerektiğini belirterek “İspanya’daki 8.600 belediye başkanının ayda bir kez bir komşunun evinde akşam yemeğine gittiğini hayal edin, gerginliği, öfkeyi azaltır ve insanlar temsilcilerini gerçekten tanır” diyor. 

Siz belediye başkanı olsanız, Ayrancı için ne yapardınız?

Mahallenin sesi ne diyor? 
Ayrancım Gazetesi olarak bu ayki sayımızda ‘mikrofonu’ mahalle sakinlerine uzattık ve bu kez “Belediye başkanı olsaydınız Ayrancı’da neyi değiştirirdiniz” diye sorduk. “Sokak veya evcil hayvanlar için her mahalleye sağlık ocağı kurulmalı” diyen mahalleliye göre bir belediye başkanı mutlaka halkın ve esnafın içinde olmalı. Mahallenin sesi ne diyor; aldığımız yanıtlar şöyle: 

Sokağı canlandırmak için mahalleliyle ortak işler oluştururdum

Selma Şentürk, 50 yaşında, Köylü Doğal Ürünler dükkanı sahibi:

Ben belediye başkanı olsam mutlaka halkın ve esnafın içinde olurdum. Talepleri en iyi biçimde o şekilde tespit edebilirsiniz. Doğrudan, birebir görüşmeler yoluyla olur ancak. Törensel değil bireysel yapardım bu görüşmeleri. Sokağı canlandırmak için esnafla ve mahalle sakinleriyle birlikte projeler oluştururdum. Örneğin halk Adile Naşit Parkı’nda küçük festivaller mi yapmak istiyor; hemen gerekli malzeme desteği sağlardım. Özellikle kadın ve gençlerin birbiriyle temas ettiği, konuştuğu, tanıştığı, zaman geçirdiği projeler yapardım. Kapalı alanlarda değil ama sokaklarda, açık alanlarda… Ekstra maliyetli şeyler değil bahsettiğim, sadece insanları bir araya getirebilmek önemli. Belediye başkanı olsam “Biz sizin yanınızda varız ve bunun için çaba gösteriyoruz” duygusunu hissettirebilmek önemli. Başka partilerden ekipler gelip bana sıkıntılarımı, taleplerimi sordular. Lakin ben belediye başkanımızı hiç görmedim şu ana kadar. 

Her yere asfalt dökmezdim 

Gamzegül Kızılcık Aykanat, 32 yaşında, Cafe Creme işletmecisi:

Belediye başkanı olsaydım mutlaka tüm mahalle sakinleriyle bizzat görüşürdüm. Sorunlarını yakından dinler, çözümler üretmeye çalışırdım. Ulaşamadıklarıma yardımcılarımı gönderirdim. Partici siyasetten uzak dururdum. Belediye hizmetlerini yerine getirirken çalışanlarımın sevgi ve samimiyet içinde olmasını sağlardım. Her yere asfalt dökmezdim. Asfalt çözüm değil sorun. Yağmur toprakla buluşmuyor artık. Yeşil alanları daha işlevsel hale getirirdim. Pandemide parkların önemini gördük. Gençlerin rahatlayabileceği büyük parklara ihtiyaç var. Portakal Çiçeği Parkı dışında başka yeri yok gidecek Ayrancılı gençlerin. Kafelerin artması çok iyi oldu. Semti canlandırdılar. Kafeler, mahalle pubları için bürokratik işlerde kolaylık sağlardım. Pandemide az da olsa Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yardım ve manevi destek gördük. Çankaya Belediyesi başkanı olarak esnafın yanında olurdum mutlaka. Dükkanlar semtin yaşam kaynakları öte yandan. İnsanlar pandemide kapalı dükkanların olduğu sokakların ne kadar ölü, renksiz olduğunu gördüler. Kentsel dönüşüm, evlerin bahçelerini yok ediyor. Meyve bahçelerimiz kesiliyor. Çocukların dalından kiraz, erik topladığı ağaçlar kalmayacak yakında. 

Seğmenler Parkı’nı işlevsel hale getiririm

Koray Tahir Ön, 38 yaşında, tiyatro, kafe işletmecisi:

Benim için belediyecilik asfalt döşemenin ötesinde yeşil alanlar oluşturmak. Öte yandan Seğmenler Parkı’nı işlevsel hale getiririm. Eskiden orada kültürel etkinlikler, konserler yapılırdı. Neden yapılmıyor artık. Altyapısı hazır, anfi- tiyatro öylece duruyor. Bu bölgenin canlanmasına çalışırdım. Sosyal yardım, eğitim bursu konuları da çok önemli. Bir belediye kentin altyapısından, asfaltından değil sanat yaşamından da sorumludur. Şehri de güzelleştirmeli. Ankara’da kaç heykel var örneğin? Ne durumdalar? Diğer yandan altyapı çalışmalarında güvenlik sorunları oluyor. Kaldırım veya altyapı çalışması sırasında hem çalışanların hem de yayaların güvenlik önlemleri yeterince alınmıyor. Her şey şansa bağlı. Pandemi döneminde esnafa her kolaylığı sağlamaya, destek vermeye çalışırdım. 

Sokaklardaki araç işgalini önlemeye çalışırdım

İbrahim Hira Çağrımısırlı, 27 yaşında, Bus Stop Kafe işletmecisi:

Ayrancı’da doğup büyüyen birisi olarak dükkan önlerini, kaldırımları, sokakları güzelleştirmeye önem verirdim. Halkın rahatça oturabileceği alanlar oluştururdum. Sokakları keyifle yaşanabilir, gezilebilir hale getirirdim. Şu anda dükkanların görsel bir bütünselliği yok. Herkes kendi kafasına göre tasarlamış. Sokaklara baktığınızda iç içe geçmiş, karmakarışıklık hakim. Bunları düzenlemek isterdim. Sokaklardaki araç işgalini önlemeye çalışırdım. Apartman yönetimleri boş olan otopark yerlerini kiralayabilirler. Kafeleri, pubları desteklemek gerekli çünkü Ayrancı gençliği artık kendi mahallesinde takılabiliyor. Başka semtlere gitmiyor. Hatta başka semtlerden insanlar gezmeye geliyor artık. Estetik mekanlar, diğer esnafa da örnek oluyor. Herkes dükkanını elden geçirmeye başladı. Ayrancı daha çekici bir semt haline geliyor hızla. Ayrıca her mahallenin bir spor alanı olmalı. Çocuklar, gençler tehlikeli caddeleri geçmeden ulaşabilmeli böylece. Engelli bireylere yönelik sokak, park geçiş düzenlemeleri var ama bütüncül değil. Daha gerçekçi düzenleme yapılmalı. 

Önce kaldırımları yenilerdim

Gizem Çevik, 27 yaşında, Owster Coffee işletmecisi:

Belediye başkanı olsaydım öncelikle bakımsız ve kullanılamayacak durumda olan kaldırımları yenilerdim. Engelli kaldırımlarını daha düzgün hale getirirdim. Aynı zamanda belediyelere ait otopark yapardım ve uygun fiyatlı olurdu. Çünkü Ayrancı’da hem araba sayısı hem park sıkıntısı çok fazla. 

Her yere yeraltı çöp konteynırları yerleştirirdim

Serap Ağu, Cocosh Bujiteri

Hoşdere caddesinde işyerim var. 11 yıldır da bu civarda oturuyorum. Tüm cadde ve sokaklarda çevre temizlik için, bakım için, çiçek ve ağaç yetiştiriciliği için hizmet vermek isterdim. Bunun için de bütün apartmanlara çiçek ve ağaç fidanı dağıtımı yapardım. Bütün sokakların hergün ciddi anlamda temizlenmesini sağlardım. Yol yıkama araçlarımız vardı artık göremiyoruz. Onları tekrar devreye sokmak isterdim. Bütün cadde sokakların yıkanmasını sağlardım. Çankaya’nın bütün sokakları pırıl pırıl olmalı. Konteynırlar kaldırıldı. En modern konteynırların tekrar yerleştirilmesini, yer altı çöp toplama sistemlerinin devreye alınmasını sağlardım. Yağmur sularının birikmesini sağlayarak bunların ağaç ve bahçelerin sulanması için kullanılmasını sağlardım. Ayrancım Gazetesinin bütün evlere tek tek dağıtımını sağlardım.

Güvenlik caddesini tekrar çift yönlü yapardım

Güngör Kılıç Güvenay Kırtasiye

Öncelikle Güvenlik caddesini tekrar çift yönlü yapardım. Ayrancı için tek yönlü ulaşım hep sıkıntı yaratıyor, esnafın da gelişmesini engelliyor. Yeşil alanların çoğaltılmasını isterdim. Mahalle aralarında bazı boş parseller bunun için kullanılabilir. Asfalt kaldırımlar kullanım ve onarım için daha uygun oluyor diye düşünüyorum, yenileme gerektiren kaldırımları bunlardan yapardım. Ayrancı için bir bisiklet yolu mutlaka yapardım, hem gençler hem de çocuklar için çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Otobüsler çok hızlı kullanılıyor. Burası yaşlı nüfusun çok olduğu bir yer neredeyse her ay bir kaza oluyor burada. Otobüslerin saat kısıtıyla yarışmaması lazım. 

Her mahalleye hayvan sağlık ocağı kurulmasını sağlardım

Ayça Eren, 35 yaşında, televizyon ve tiyatro oyuncusu:

Sokak veya evcil hayvanlar için her mahalleye sağlık ocağı kurulması için çalışırdım. Çünkü bu sektörün inanılmaz pahalılaşması hayvan severleri çok zorluyor. Bu sektörün kontrol edilmesi gerekli. Halkın yaralanabileceği etkili ve ucuz kliniklere gerek var. Diğer bir konu da çevre bilinci ile ilgili. Başkan olsam daha az atık ortaya çıkarmaya yönelik düzenlemeler yapardım. Her davranışımızda gereksiz pek çok atık plastik ortaya çıkartıyoruz, bu Dünya için çok tehlikeli. 

Bir başka hayalim, semtte yazlık sinema açılması. Yaz akşamları hep birlikte film izlenmesi çok güzel olur. Bir de Seğmenler Parkı’nda sessiz sedasız akan bir deremiz var. Bu dere daha aşağı kısımda kanalizasyona dökülüyor. Derelerinin tertemiz sularıyla aktığı, etrafında oturulup, gezilebilen bir Ankara hayal ediyorum. 

Kanalizayondan gelen kokuyu keser, sineklerle mücadele ederdim

Fatih Türken, Demlik Kafe işletmecisi:

Yazın başlangıcından beri Ayrancı’da rögar kokusu var. Sorunla ilgili belediyeyi aradık ama sorun giderilemedi. Aynı zamanda küçük siyah sinekler her yerde. Belediye başkanı olsam bu sorunları dinler ve çözüm getirirdim. Park ve bahçeler çok kirli durumda. Temizlik yapan işçilerin denetlenmesi gerekiyor. Belediye başkanı olsaydım temizlik işçilerinin denetimini özenle yaparım.

Otopark sorununu çözerdim

Yaşar Çevik, Start Oto Yıkama sahibi

Yeni yapılan binalarda 1+1 evler çok yapılıyor. Bu evler aileye göre değil, çok küçük. Apartman arazisinin küçük olması nedeniyle alttaki otopark alanları çok dar yapılıyor. Pek çok araç verimli kullanamıyor. Yine sokaklara bırakıyor insanlar araçlarını.