Ağaç mı, araç mı?

Yaşadığımız küreye ağır geliyoruz; üzerinde yaşadığımız toprakları da hoyratça, bir çekirge sürüsü edasıyla yiyoruz. Kentleri mi? Onu da betona, asfalta ve egzoza boğarak ilerliyoruz. Ağaçsız, bahçesiz semtlere/kentlere doğru koşar adım gidiyoruz.

Devamını oku

Ayrancı Semt Meclisi’nin kapsayıcılığı

Ayrancı Semt Meclisi adında bir Whatsupp grubumuz yok, Facebook hesabımız yok, Twitter ve Instagram hesabı yok. Bunlar Ayrancı Semt Meclisi “oluşunca” kurulacak ve sorumluları tarafından yönetilecek. Semt meclisimiz kapsayıcı olacak, kucaklayacak, sorunları çözmeye aday olacak, her kesimle iletişimi sürdürecek, ihtiyaçları giderecek, başarılı olacak, iş yapacak, iş yapacak, iş yapacak.

Devamını oku

Görünenin Ardındaki…

Her komşunun, her sokağın, mahallenin elbet bir hikâyesi oluyor. Şimdi pastanenin yerinde yeller esse de Kuzgun Sokak’ın “nefes”ini, burada komşumda hissediyorum. İki ayrı mahallenin, iki ayrı nefesi… Komşuyu, sokağı, insanı biriktirmenin yolu bu olsa gerek, nefeslenmek…

Devamını oku

Yaşadığım kentte kiminle, nasıl, nereye kadar ve neden eşitim?

Kent hakkı kavramı ele alınırken burada devlet düzenlemelerinin “eşitlikçi” olması ancak, “adil” bir yaklaşımın inşa edilebilmesi için de kentlilerin sesine kulak veren bir katılımcılık anlayışının bulunması gerekliliği görülmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da, siyasal olarak “eşitlikçi” görünen yaklaşımların pratik karşılıklar üretmede yaşadıkları zorluklar, “adalet” ilkesini savunan anlayışların da mevcut eşitsizlikleri yeniden üretmeye eğilimli olmalarıdır.

Devamını oku