COVID-19 ve beslenme

Koronavirüs Hastalığı (COVID-19), 2019 yılının Aralık ayında solunum yolu belirtileri gösteren bir grup hastada yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 günü Dünya sağlık örgütü küresel salgın hastalık (pandemi) ilan etmiştir. Türkiye’deki ilk vakadan bu yana bir yıl geçmiştir.

İlk günlerde oluşan bilgi kirliliğine rağmen gün geçtikçe hastalık hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaktayız. Hastalığın seyrinden anlaşıldığı üzere yaş, cinsiyet, obezite (Beden kitle indeksinin 40’ın üzerinde olması), eşlik eden kronik hastalıklar, etnik köken ve beslenme yetersizlikleri risk faktörleri olarak sayılabilir. İmmün sistemi çeşitli nedenlerle baskılanmış kişiler özellikle risk altındadır. Yapılan çalışmalarda, vitamin ve minerallerin, proteinlerin ve yağ asitlerinin bağışıklık sistemini desteklemede ve enfeksiyon riskini azaltmakta önemli role sahip oldukları görülmüştür.  Covid-19 hastalığı dikkatleri obezite ve beslenme yetersizliği üzerine toplamıştır. Pandemi sürecinde hastalıkla mücadele için alınan karantina ve sokağa çıkma yasağı gibi kısıtlayıcı önlemler de beslenme alışkanlıklarımızı etkilemiştir.

Türkiye’de obezite görülme oranı 2019 yılında kadınlarda %24,8 olup obez öncesi olarak tanımlanan grup ise %30,4 olarak bulunmuştur. Erkeklerde bu oranlar ise sırasıyla %17,3 ve %39,7’dir. Bu yüksek obezite oranları toplumumuzda pandeminin ağır atlatılmasında etkili olmaktadır. Bunun yanında kısıtlamalar nedeniyle evde kaldığımız süreçte daha az hareket etmek durumunda kaldık. Ayrıca evde hapsolmanın getirdiği stres ile başetmede yaşadığımız zorluklar bizi daha fazla gıda tüketimine yönlendirdi. Sonuç olarak toplumumuzda zaten yüksek olan obezite oranları daha da artış gösterme eğilimindedir.  

Hepimizi hazırlıksız yakalayan pandemi süreci aslında gıdalarla ilişkimizi yeniden düzenlemek ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmek için bir fırsat olabilir. Hem kilo kontrolünü sağlamak hem de farklı besin gruplarını yeterli ve dengeli tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Bu amaçla uyulması gereken bazı temel kurallar bulunmaktadır:

  • Sebze ve meyve tüketimi ön planda olmalıdır. Yeterli sebze ve meyve tüketimi her gün ve her öğün sağlanmalıdır. Tabağınızın yarısını bu grup oluşturmalıdır. Sebze ve meyveler prebiyotik kaynağıdır.
  • Kurubaklagillere beslenmenizde her gün yer verebilirsiniz. Hem lif açısından hem de içerdiği protein, vitamin ve mineral açısından oldukça önemlidir. 
  • Haftada en az 2 kere balık tüketilmelidir. Omega-3 bağışıklığın desteklenmesinde önemli rol oynamaktadır. 
  • Tam tahıllar gibi lifli gıdalar bağışıklık sisteminizi destekler. 
  • Yüksek miktarda şeker, tuz, yağ ve koruyucu maddeler içerdiği için işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. 
  • Yemek hazırlarken ve pişirirken hijyen kuralları ve pişirme miktarına dikkat edilmelidir. 
  • Yoğurt, kefir gibi probiyotik kaynağı mayalı ürünlere öğünlerde yeterince yer verilmelidir. 

Gıdalarla alınan mikro ve makro besin ögelerinin kişinin şimdiki hastalıklara ve gelecekteki oluşabilecek herhangi bir viral veya bakteriyel hastalığa karşı dirençli olmasını sağlayacaktır. Probiyotikler ve prebiyotiklerin yeterli alınması kişinin bağırsak mikrobiyomunu ve bağışlıkığın destekleyerek COVID-19’un klinik sonuçlarının şiddetini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli konu, reklamları yapılan gıda takviyelerinin doktorunuza danışılmadan kullanılmamasıdır. Besin ögelerini gıdalarla almak için en sağlıklı seçimdir. Fotoğrafta içinde bulunduğumuz döneme uygun tüketebileceğiniz besinleri birarada görebilirsiniz.

Beslenmenin COVID-19’dan korunma ve iyileşme üzerindeki etkisi vardır. Ancak COVID-19’u önleyebilecek veya tedavi edebilecek sihirli bir diyet veya takviye yoktur. Uygun beslenme ile bağışıklık sisteminizin normal işlevini destekleyebilirsiniz. 

Cevizli Yoğurtlu Kereviz

Cevizli Yoğurtlu Kereviz

Yemeklerinizin yanına her zaman kullanabileceğiniz bir meze: Cevizli Yoğurtlu Kereviz 

Malzemeler
1 adet  orta boy kereviz 
1 kase yoğurt
6 adet ceviz 
1 diş sarımsak

Kerevizleri soyup rendeleyiniz. İçerisine ceviz ve yoğurdu ekleyiniz. İsteğe göre bir diş sarımsak rendeleyerek ilave edebilirsiniz.

Ben maş fasulyeli narlı salatamın yanına tercih ettim. Sizde istediğiniz bir yemeğin yanında tamamlayıcı yemek olarak kullanabilirsiniz.  İçerisindeki cevizler Omega-3 içerir. Yoğurt hem probiyotik hem de prebiyotik kaynağıdır. Kereviz ise lif ve antioksidan açısından oldukça zengindir. Tabağınızın besleyicilik özelliğini arttıran bu mezeyi kolayca hazırlayabilirsiniz. Afiyet olsun!  

Kaynak

Calder PC (2020) Nutrition, immunity and COVID-19. BMJ Nutrition, Prevention & Health. bmjnph-2020- 000085. doi: 10.1136/bmjnph-2020-000085 

Türkiye Sağlık Araştırması, 2019 TÜİK

Sağlık Bakanlığı Covid-19 Bilgilendirme Sayfası https://covid19.saglik.gov.tr/

WHO Coronavirus Disease (COVID-19) Dashboard. https://covid19.who.int/

Pandemiye karşı doğaya sarıl

Ayrancı’da uzun zamandır telaffuz edilen ama bir türlü gerçekleşmeyen bostan tartışmaları süre dursun yeni yerine taşınan Ayrancı muhtarlığımızın içinde yer aldığı yeşil alanda bir bostan deneyimi gerçekleşiyor. Hem de pandemi karantinaları döneminde.

Çankaya Belediyesi tarafından eski muhtarlık binasının hemen altında yeni bir muhtarlık binası yapılan ve salgın başında yerine taşınan Ayrancı Mahallesi Muhtarı Elif Doğan’ı ziyaret edip bostan deneyimini ve salgın günlerini konuştuk.

Ayrancı Mahallesi Muhtarı Elif Doğan, muhtarlığın bahçesinde.

‘‘Muhtarlık olarak yeni yerimize Şubat ayında taşındık. Selimiye Caddesi’ne bakan Çankaya Belediyesi’ne ait yeşil alan üzerinde yeni muhtarlık binamız yapıldı. Tam da pandemi olanca ağırlığı ile hayatı sekteye uğrattığı dönemdi. Belediye yetkilileri yeni muhtarlığın etrafını yeşillendirme çalışmalarına bu nedenle ara verdiğinde hiç düşünmeden aldım elime beli, çapayı kendim düzeltmeye başladım toprağı. Yavaş yavaş ama hiç durmadan toprağı güzelce hazırladım. Klasik çim yerine bostan yapmaya karar verdim. Çankaya Belediyesi de bolca çiçek ve çardak vererek destek oldu bana.Pandemi döneminde beni beden ve ruh olarak korudu bu bostan.”

Muhtar Elif Doğan “pandemi boyunca bostan ile uğraşarak dinç kalmayı başardım” diyor.

Yüksek su faturasına rağmen asla onları susuz bırakamayacağını söyleyen muhtarımız, muhtarlığın da içinde bulunduğu belediyeye ait yaklaşık 300 metrekarelik bir yeşil alan olduğunu, imkan verilse burayı da gönüllülerle birlikte kolektif bir bostana çevirmek istediğini söyledi.

Muhtar Elif Doğan aylar süren pandemi boyunca muhtarlıkta olduğunu ve boş zamanlarında sürekli bostan ile uğraşarak bedenini dinç tutmayı başardığını ifade etti.

‘‘Zaten toprak ile uğraşan insan ruhsal olarak da sağlıklı kalıyor, toprak rahatlatıyor herkesi. Covid19 pandemisi herkesi aylarca evine hapsettiği dönemde ben bu bostan sayesinde beden sağlığımı korudum, kilo bile verdim. 

Toprak öyle bir canlıdır ki, siz ona ne verirseniz size fazlasını geri verir. Sessiz, alçak gönüllü, vefalı bir dost gibidir toprak.’’ 

Muhtarlığın çiçeklerle süslü kameriyesinde muhtarlık azası Mervegül Özel ile beraber bizleri misafir eden muhtarımız Elif Doğan herkesi mahalle bostanı yapmaya davet ediyor. Küçük büyük fark etmeden evlerin bahçesinde bir köşede, balkonda, terasta mutlaka bostan yapılacak bir yer olduğunu ifade eden muhtara bu girişimi sırasında pek çok mahalleli çeşitli fideler vererek katkıda bulunmuş.

Muhtarın ilk girişimi olmasına ve hiç gübre atmamasına rağmen hızla gelişen bostanda birbirinden güzel kabaklar, fasulye, domates, biberler, salatalıktan tutun da yüzlerini güneşe dönmüş upuzun ayçiçekleri sizleri ferahlatan kokularıyla karşılayacaktır. Üretken, sevgi dolu, çalışkan muhtarımıza ve güzel bostanına mutlaka bir selam vermeden geçmeyin diyoruz.