Su Perileri suya kavuşuyor

Çankaya’nın önemli kent simgelerinden biri olan, ünlü heykeltraş Metin Yurdanur’un Su Perilerinin Dansı heykeli uzun bir süredir kendi kaderine terkedilmiş bir durumda ilgi bekliyordu. Ankara’nın çeşitli grupları tarafından son yıllarda gündeme taşınmış ve bakıma alınarak sularının tekrar aktığı eski günlerine kavuşturulması yönünde kampanyalar düzenlenmişti. 

Konunun böyle canlı bir istekle gündeme gelmesi üzerine Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen açıklama yaparak heykelin bakıma alınacağını belirtmişti.

Geçtiğimiz günlerde başlatılan çalışmayla Çankaya Belediyesi Kuğulu Kavşağında yer alan Su Perilerinin Dansı heykelini yeniden canlandırıyor.

 Çankaya Belediyesi tarafından 1992 yılında heykeltraş Metin Yurdanur’a yaptırılan Su Perilerinin Dansı heykeli onarıma alındı. Su ve elektrik tesisatının yanı sıra havuzu da günümüz koşullarına uyarlanacak olan Su Perilerinin Dansı heykeli eski günlerine kavuşmak için gün sayıyor.

Heykeltraş Metin Yurdanur

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Heykeltraş Metin Yurdanur’un simge eserlerinden Su Perilerinin Dansı heykelini kısa sürede yenileyerek Kuğulu Meydanını eski günlerine kavuşturacağız” dedi.

Melih Gökçek’in başkanlığı döneminde yapımını gerçekleştirdiği Kuğulu Kavşağı altyapı çalışmaları sırasında hasar gören tesisatı ve su deposu tamamen yenilecek anıtın zemin havuzu da sökülerek yalıtımı yapılacak. Havuz aslına uygun olarak yeniden inşa edilecek. Heykelin zarar gören fıskiyelerinin yenilenmesi ve aydınlatmalarının tamamlanması ile eski günlerine kavuşacak Su Perileri, yeniden ışık ve sular eşliğinde dans etmeye devam edecek.

Bir Çankaya yemeği: Öllüğün Körü

“Öllüğün Körü”, İmrahor, Dodurga, Karataş ve Mühye civarlarında yapılan bir Çankaya yemeği. Bu yöresel yemek, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanacak “Ankara Halk Mutfağı” kitabında, diğer ilçelerin yöresel yemekleriyle birlikte arşivlenmiş olacak. 

Günümüzde yöresel yemekleri hazırlamak için vakit ayırmak pek mümkün değil. Yerine fast-food yiyecekler tercih ediliyor ve bu durumda yöresel yemekler, ister istemez unutulmaya yüz tutuyor. Yöresel yemeklerin, göç, savaş, salgın hastalıklar, iklim değişiklileri, doğal olaylar gibi sebeplerle geliştirildiğini ve yöreden yöreye değişiklik göstererek kuşaktan kuşağa aktarıldığını biliyoruz. Hatta bir yemek farklı yörelerde farklı tariflere de sahip olabiliyor. Bunun sebebi bir yörede bulunan malzemenin başka bir yörede bulunmaması ya da farklı pişirme yöntemleri olabilir. Ancak yöresel yemekler kültürün gelişimi açısından oldukça önemli.  Aynı zamanda turizm faaliyetleri için de dikkat çekici bir unsur.

Anadolu çok eski zamanlardan beri birçok kültüre ev sahipliği yapmış olması sebebiyle her yörenin kendine ait onlarca yöresel yemeği var. Bu yemekler genellikle kıtlık ya da savaş gibi sıkıntılı dönemlerde, birkaç malzemeyle kolayca yapılabilen ve lezzetli yemekler. İç Anadolu da buğday yetiştiriciliği ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle unlu mamuller ve etli yemekler açısından zengin; “Öllüğün Körü” de bu yemeklerden biri. 

Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, “Yöresel Mutfak Kültürü” çalışması kapsamında Ankara’nın her bir ilçesinden Ankara’nın yöresel yemeklerini yapmasını istedi. Çalışma hem yöresel lezzetlerin unutulmaması hem de gelecek nesillere aktarılması açısından önemli. Çankaya Belediyesi de bu anlamlı çalışma için “Öllüğün Körü” yemeğini seçti.

https://twitter.com/cankayabelediye/status/1376202421395857412

“Öllüğün Körü” Zübeyde Hanım Çankaya Evi’nde yapıldı. Zübeyde Hanım Çankaya Evi, Çankaya Belediyesi’nin kültür merkezlerinden biri. Normal bir dönemde onlarca kursu, binlerce öğrencisi var. Ancak pandemi döneminde Mutfak Atölyesi (Pastacılık Çırağı) kursu dışında kurs kaydı alınmıyor. Mutfak Atölyesi eğitmenlerinden Sibel Şimşek ve Nuriye Ataseven de “Öllüğün Körü”nü yapanlar. Sibel Şimşek usta öğretici olarak 3 yıldır Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Çankaya Evi’nde çalışıyor. Nuriye Ataseven ise 25 yıldır usta öğretici, O da 3 yıldır Zübeyde Hanım’da. Yaptıkları “Öllüğün Körü” de, tarifiyle birlikte “Ankara Halk Mutfağı” kitabında yer alacak. 

Öllüğün Körü yemeği Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Çankaya Evi’nde yapıldı

Nedir bu “Öllüğün Körü”?

Öllüğün Körü” İmrahor, Dodurga, Karataş ve Mühye civarlarında yapılan bir Çankaya yemeği. Erişte, tereyağı, kıyma, ceviz ve maydanoz ile yapılan bu yemeğin tarifi ise şöyle:

“1 kase erişteyi haşlıyoruz, süzüyoruz. 4-5 saniye soğuk suya tutup tereyağıyla kavuruyoruz. Başka bir tencerede tereyağıyla 200 gr kıymayı kavuruyoruz, yarım su bardağı dövülmüş ceviz, tuz, toz kırmızıbiber, 2-3 dal doğranmış maydanoz ilave edip karıştırıyoruz. Servis tabağına önce erişteyi sonra kıymayı yerleştirip maydanozla süslüyoruz.” 

Yemeğin adının “Öllüğün Körü” olmasının ise güzel bir hikayesi var:

İki Ankaralı arkadaştan biri diğerine sürekli o gün ne yemek pişirdiğini sorarmış. Diğer arkadaş da her seferinde ne pişirdiğini söylermiş. Ancak bir gün çok sıkkın, stresli bir zamanında kocası da hastayken arkadaşı yine ne pişirdiğini sormuş. O da sinirle “Öllüğün Körü”nü pişirdim demiş. Kocası da bunu duymuş “Hadi getir Öllüğün Körü’nü de yiyeyim” demiş. Böylece yemeğin adı “Öllüğün Körü” şeklinde kalmış.

Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün, Ankara’nın diğer ilçelerinin yemeklerinin de tarifini aldıktan sonra yayınlayacağı “Ankara Halk Mutfağı” kitabını okumak ve tarifleri denemek için heyecanla bekliyor, Sibel Hanım ve Nuriye Hanım’a da teşekkür ediyoruz.

Çankaya Kent Konseyi Gençlik Meclisi çalışmalarına başladı

Çankaya Kent Konseyi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesine dayanarak hazırlanan Kent Konseyi Yönetmeliği’ne göre kuruldu. Ekim 2009 yılında kurulan ve son genel kurulunu 2019 yılında yapan konsey yönetmeliğinin 4. Maddesi ise meclisler ve çalışma gruplarından bahsediyor. Gençlik meclisleri, gençlerin kent yönetimine katılım sağlaması açısından oldukça önemli. Bu çerçevede Çankaya Kent Konseyi Gençlik Meclisi de Ocak 2021 tarihinde çalışmalarına başladı.

Pandemi gibi zorlu bir dönemde bu çalışmaya başlamak, katılımın önemine vurgu yapıyor; katılımın her dönem ve şartta gerekli olduğunu bize hatırlatıyor. En küçük yönetim birimi olan mahalleden başlayarak kentin ve ülkenin yönetimine katılım şart. Çankaya Kent Konseyi Gençlik Meclisi de Çankaya ilçesi sınırlarında yer alan üniversite kulüpleriyle ve semt meclisleriyle görüşmeler yaparak ortaklaşa çalışmayı, gençlerin sorunlarını tespit ederek çözüm üretmeyi ve katılımı teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, online olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Kadınların Yeri Nerede?” başlığı ile iki oturumdan oluşan bir çalışma yapıldı. Çalışmanın birinci oturumu Doç. Dr. Emel Memiş ile “Pandemide Görünmez Emek” konusunda gerçekleşti. İkinci oturumda da “Üniversiteli Kadınlar Tartışıyor” başlıklı bir forum düzenledi. Gençlik Meclisi çalışmalarına her kesimin katılımı, çalışmaların etkililiği ve çeşitliliği açısından önemli.  Biz de Ayrancım Derneği olarak Çankaya Kent Konseyi Gençlik Meclisi ile semtimizin ve Çankaya’nın gençlerini Gençlik Meclisi çalışmalarına davet ediyoruz. 

Çankaya Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle “Sözlü ve Yerel Tarih Eğitimi” yapıldı

Çankaya Belediyesi mahalle ve semt derneklerinden katılımlarla “Sözlü ve Yerel Tarih Eğitimi” gerçekleştirdi.

Ayrancım Derneği’nin de içinde bulunduğu Çankaya’daki mahalle ve semt dernekleri tarafından bir süredir semt ölçeğinde yürütülen sözlü tarih, yerel tarih çalışmaları sırasında karşılaşılan bazı eksiklikler dile getirilmişti.

Çankaya Kent Konseyi içerisinde başlatılan “Bir Zamanlar Varlardı” projesi kapsamında da bu çerçevede çalışmaların yapılacağı konuşuldu ve “Sözlü Tarih Eğitimi” konusu yeniden gündeme getirilmişti.

Bu çerçevede, Çankaya Belediyesi Kültür Sosyal İşler Müdürü Ethem Torunoğlu’nun katkılarıyla Tarih Vakfı tarafından “Sözlü ve Yerel Tarih Eğitimi” gerçekleştirildi.

18-25 Şubat 2021 tarihleri arasında online yapılan eğitim Prof. Dr. Esra Danacıoğlu, Doç. Dr. Hakan Koçak ve Gülay Kayacan tarafından gerçekleştirildi.  Eğitime Çankaya Kent Konseyi, Çankaya Belediyesi Eğitim Kültür Müdürlüğü ile Ayrancım Derneği, Çiğdemim Derneği ve Bahçelievler Derneği’nden toplam 25 katılımcı katıldılar. Online yapılan eğitimin sonunda katılımcılar uygulamalı sözlü tarih çalışması yaparak atölyede çalışmalarını sundular.

Sözlü ve Yerel Tarih Atölyesinde şu derslere yer verildi:

  • Sözlü tarihin tarihsel-kuramsal arka planı
  • Sözlü tarih nedir? Sözlü tarihin tarih içindeki yolculuğu ve 1960’lardan günümüze sözlü tarih yaklaşımındaki paradigma değişimleri ve kurumsal tartışmalar 
  • Sözlü tarih görüşme tekniği, teknik hazırlıklar, ihtiyaçlar 
  • Sözlü tarih saha çalışması öncesi hazırlıklar, görüşme sırasında dikkat edilmesi gereken konular ve görüşme sonrası yapılacaklar.
  • Sözlü tarih uygulama/kullanım örnekleri, arşivleme modelleri 
  • Kent tarihi, yerel tarih çalışmaları, dünyadan Türkiye’den sözlü tarih koleksiyon ve arşiv çalışmaları 
  • Sözlü tarih ilkeleri, etik boyut
  • Uygulama dersleri: